ODTÜ Beynimdeki Meşale Şiiri - Abdullah ...

Abdullah Oral
502

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

ODTÜ Beynimdeki Meşale

ODTÜ Beynimdeki Meşale

Duygular/ içimin kızıllığınca yangın yüklü
Sınırları varlığıma yasak bir ülkedeyim
Belki:
Çiftçinin elinde unuttuğu bir tahıl tanesiyim
Beklide Sıradağların kuytularında
Kuru bir ot /ateş almayı bekleyen.

Belki tamirci çırağının yarına kurduğu düş.
Beklide uzak bir iklimde esip geçen sam yeli
Dur ey hayata titreyen yaprağıyım
Bırak gayrı rüzgârlara /ağıt yakmayı.

Varlığım/ var olmamın öteki adıdır yaşam.
Ey ölüm
Haydi, bakışlarını çöz kirpiklerimden.
Ateş içerek son kez gireceğim /sevdanın eşiğinden
Varsın bağışlamasın beni hayat
Yokluğumun külleri savrulsun yeter Ülkemde

Susma ey yarasında nehirler fışkıran hayat
Ateşten meşale yap sırtımda gömleğimi ki,
Gün ışığına çıksın karanlığım öteki yüzü
Eriyip gitmesin ardımdan yaşadığım ne varsa

Haydi, ne duruyorsun öyle sessiz
Uzat tepelerin ardından gülüşlerini ey güneş
Yarasına akrep düşsün aydınlıktan kaçanların
Ben gayrı bu hayatı-
Bir anneye/ bir bebeğe bağışlayacağım.

Varsın yüreğime çarparak/ dövsün kıyılarımı acılar
İnsan kimliğine sarılmışım yaşamın,
Az sonra ateşleyeceğim fitilini dilimin
Kaç gündür hazır bedenim
Devrim meşalesini yakmak için ODTÜ de

Ey yarasında ateşler fışkıran kalbim
Kaç zamandır ateşten bir ip boynumda
Uzanır giderinim bir eve bir üçüncü yurt’a
Bilinmeli ki susmayışlarımın, bir yanı ölüm.

Kor ateşlerinde sınanmışım yaşamın,
Haykırıyorum/ acılara akan bir sesle
Gecenin göksünde bir çöl çiçeği açar sesime,
Bir yaban gülü iliştirdim kalbime/ kızıl
Bütün çığlıklarını kuşansın gelsin ölüm.

Çelişki değil kederli bir dağ gibi duruşum.
Ondandır Ülkemin orta yerinde düşlediğim yangın.

Bir derviş gibi selamlıyor /duygularımı, benliğim.
İncinmişliğim karalarını giyinişim, yaşamın.
Aykırılık çıldırmaya vardı sakalımla.
Ben köklerimden koptuğundan beri
Sürgünüm bu şehirde........

Kemirirken içimi utangaç arzular çılgınca
Bir sevdadır gül yaprağına konmuş aşk.
Ki köklerimize su vermez toprak /yanmışız.
Yırtık çoraplarımdan fırlar dışarıya köklerim.
Ellerim nasır /ayaklarım Çırıl çıplak.

Ben kendimi bulmuşum bende
Varsın kirpiklerimden acı dökülsün
Sevgilerden aldım suların derin akışını
Yüreğimin nakışını döktüm çeliğin potalarına.

Susmuyorum ki, kimseler merhamet etmesin,
Her ne ararsam benden uzak değil
Biliyorum nasıl ürkütür yangınlarda kıvılcımlar.
Hayat bu işte dayan ey yüreğim /susmak aykırımdır
Bir varmış bir yokmuş./tükenip gidiyor insan..........

Yaşamın önüne çekilen duvara çarpar kalırsınız bazen ve karanlıktır her yer, işte o an bir tek yapılacak şey vardır bedenini yakmak. karanlığa inat..
Bir dönem ODTÜ de yaşadığım baskı ve tehditlerin içinden doğan şiir..

Abdullah Oral

Abdullah Oral
Kayıt Tarihi : 9.1.2008 22:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Fatma Güven
    Fatma Güven

    Günümüzde yaşamın önüne öylesine kalın duvarlar örülmeye devam ediliyor ki;insan olmanın dayanıklılığında bile artık dayanmaya sabır kalmadı bende....hırsızlar ,talancılar aklanırken, hakkı elinden alınmaya çalışılan insanım karşı çıktığında bir suçlu muamelesi görmekte...daha ne diyeyim....şiir bir yüreğin isyanını kuşanmış bedenini yakmada,yürek yanarken bedenin yanması önemli mi?....değerli dost;uzun süreden sonra sayfana uğrayıp beni hem düşüncelere ,hem isyanlara,başkaldırılara yollayan şiirini okudum....yüreğine sağlık,kalemin hiç susmasın....Fatma Güven

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)

Abdullah Oral