Hiçbir eylül
Gönüllü açmaz kapısını
Ekime,
Mübarek öyle kuruntuludur ki
Güne meydan okur
Uzatır muhabbeti
Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Devamını Oku
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.




Çok güzel dizeler yüreğinize kaleminize sağlık
Yüreğinize sağlık değerli hocam kaleminiz kavi ilhamınız bol olsun anlam ve anlatımıyla harika bir eser okudum mahir kaleminizden nicelerine inşallah, tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim selamlar saygılar
Platonik bir duruşma sanki..
Emeğinize, yüreğinize sağlık öğretmenim
Saygılarımla
Hocam şirr harika kutluyorum.
Bir bir ricam var, bir şiir sitemiz var, Edebiyat Platformu.com güzel bir site beklerim...
Eylül özeldir bu farkındalıkla ekime kapısını açmaz,belkide aralarında bir husumet var,eylül ekim kasım farklıdır aslında belkide birbirlerini bu sebepten istemezler,kışın soğuğuna teslim olmak da istemeyebilirler hocam ben böyle düşündüm.
kutluyorum güzel şiirinizi.Saygıyla
Eylül böylesi sevilirse Ekim gelse ne yazar...
Hiçbir eylül
Gönüllü açmaz kapısını
Ekime,
neden?
ah güz... bütün ayların yürekli senin,
teşekkürler şairim, güzel sırlanmış dizelerdi...
sırlamak evet, malum bektaşilikte ölüm tabiridir,
bizden de size küçük bir hatıra, ödeşelim :)
.
...
.
kuyu çıkrığı,
kuyudan her su çekişinde,
kovasına bağlı zinciri nasıl sarıyorsa kendine,
işte ben de öyle çekerek ciğerimden hasretini,
sarıyorum yine ıssız kalmış nefeslerime…,
azadeyim mevcudiyetinden ama,
özgürlüğüm sende kaldı,
anlıyor musun;
sonbaharım...,
ah üstad;
bu sonbahar resmindeki,
ruhuma dökülen ıslak, sarı, kızıl yapraklar,
örtmüyor sevdalı çınarımın üstünü,
kanadı kırık kollarımı talan ediyor hüzün...,
ah sevgili hocam, sonbaharım...;
kuru yaprakların uçuştuğu göğün harasında,
ak yeleli bir burak koşturur...,
yorgunmuş, gözlerine sis çökmüşmüş,
ne münasebet,
ve yüzümün kan çanağına,
durgun aksin yansıyor…,
pür dikkat ve halka halka gözlerin ve,
harf harf, hece hece, tane tane ama karmaşık
tam üç dilde hatırıma gelen sözlerinle,
aklımın bulanık suyu çekilirken,
kalbimin bypa/ss izleri kıyıya vurur,
buruk bir tebessümün,
umur görmüş omuzlarından kayan;
parka misali…,
susması rahmet,
konuşması zahmet lisanımın;
eflatun bir gülüşün
gözleri yumulu olur,
ve kenarında bir kardelen uyurmuş,
mukaddes sonbaharım...,
solgun bir söğüt,
dallarını yüzüme eğmiş
ve yapraklarının;
yanık bir şiir dizesi gibi,
yürek patikasına düştüğü bu demde,
akıp giden zaman şırıl şırıl,
gözlerimin kenarına,
sensiz çizikler atar…,
ah üstadım,
gözlerinden inciler dökülse,
sağnak sağnak nola kalbimin kuytusuna,
ağlamaklı bir susuş kadar
üşümezdim belki o dem,
son yaprağı da düşen dalın
gün batımı gölgesinde...,
güzel kardeşim,
sevdayı bilir misin…,
var mıdır çekmişliğin…,
o halde ağlamayı da bilirsin...,
hayat, sunulmuş bir armağan mıdır
kullara tamamen acaba,
ve acaba kalbimdeki dönme dolap durdu da,
başladı mı dönmeye atlıkarınca,
bak dostum,
ömrüne vurduğun kilit kadar özgürsün
ve aşkın kadar prangalısın gerçek hayata
unutma, ki tutsaklığınca yudumluyorsun
sevdayı…,
ki üstadım; ciğerimin köşesi,
sana bağlaya bağlaya umutlarımı
tutunuyorum hayata...
/unutma bunu/
parantezli ve hicaplı bir iç ses daha işte,
ah;
teslim!Aşkların en güzelini yaşattığından beri
Sıradaydı ekim, sözleşmiştik
Eylülden sonra şimdi
Kutlarım değerli şair
Onunla da ödeştik
Lskin hala açık
Önümdeki defter
Sayfalar yazılmayı beklerken
Kalrminize sağlık
Bu şiir ile ilgili 57 tane yorum bulunmakta