Kadim bir kemer bu
Mezopotamya'nın kaşı gibi çatık,
Taşlarından bin yıllık
Bir kederin izi var.
Sokaklar sessiz
Kapılar mühürlü
Ömürler batık...
Mem'in hasreti sinmiş
Kurşun yaralı taşlara.
Zin'in ahı kalmış
Bu yıkık dökük evlerde.
Bir halk ki;
İsmi yasak
Dili hüzünlü dillerde.
Sürgün yolları düşmüş payına.
Tellere takılmış
O renkli uçurtma
Aslında bir halkın
Gökyüzüne yazdığı mektup
Beni bu harabeye
Bu sessizliğe mahkûm tutma
Dağlar arkada dumanlı
Dağlar dert ortağı
Şu kedi bile yabancılaşmış
Kendi mahallesine
Yıkılan sadece ev değil
Bir tarih yatağı
Vurulmuş bir halkın
Sessizce çekilişi sinesine
Eziyetle yoğrulmuş toprak
Kanla sulanmış bahar
Halepçe'den Sur'a kadar uzanan
İnce bir sızı...
Ne kadar yıksalar da
Yine bir umut var
O uçurtma ki; kadim halkın
Sönmeyen yıldızı...
Kayıt Tarihi : 22.1.2026 18:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!