o zamanlar gerek yoktu
iftar etmek için
suya hurmaya
bir alo yeterdi
doyarak oturmak için sofraya
dakikalar kala ezana
elim ayağıma dolaşırdı
bir yanda sen biryanda iftar
ve daha bir lokma koymadan ağzıma
senin sesinle karnım doyar.
ezanla beraber arardın
bir gün sen bir gün ben
tam böyle iki yıl
üç yüz altmış gün
iki ramazan
ne zaman sofraya otursam
sesin bismillahım olurdu
bu yüzden ilk kalkan da
ben olurdum sofradan.
o zaman da günler uzundu
şimdiyse daha bir uzun
gecesiyle gündüzüyle
yirmi dört saat bizimdi
ne açlık ne susuzluk
aklımızın ucunda bile yoktu
ramazan sofrada değil
yüreğimizde konuktu
her imsak vakti niyet eder gibi
varlığın kalbimde bir huzurdu duyduğum
ve iki avucumun arasındaydı mutluluk
onun için aşkla sevdandı oruç diye tuttuğum
şimdi hiç bilmediğim bir ramazan
açlığın susuzluğun orucundayım
on ikinci aylara vardığım zaman
olacak onca şey geçmişte yaşanan
artık yolun sonunda, ramazanın ucundayım.
tek dileğim, bundan sonra her ramazan
getirip o günleri hatrına, bensiz iftarlara yan.
17.Ağustos.2011
Çarşamba
Kayıt Tarihi : 28.8.2011 00:17:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Allah nice mübarek Ramazanlara ermeği nasip eylesin hep birlikte yaşamayı ümit ediyoruz Sevdikleriniz ve sevenlerinizle güzel bir bayram olması dileğiyle huzurlu mutlu bir bayram geçirmenizi dilerim gurbet diyarindan Selam ve saygılar.
TÜM YORUMLAR (1)