Menzile yetmek için zamanı aşıyordu
Yüreğini eline almış da koşuyordu...
'Dur! Kal! Gitme! ' diyerek kolundan yapışana,
Belli, çok güceniyor, üzülüp şaşıyordu...
Can devir tesliminde her soluk verişiyle
Kadın ve adam oturuyorlardı
Uzakta beyaz dağlar vardı
Gara girmek üzereyken Barselona-Madrid treni
Kadın üzgündü, üzgündü, üzgündü
Adam düşündü, düşündü, düşündü
Devamını Oku
Uzakta beyaz dağlar vardı
Gara girmek üzereyken Barselona-Madrid treni
Kadın üzgündü, üzgündü, üzgündü
Adam düşündü, düşündü, düşündü




Menzile yetmek için zamanı aşıyordu
Yüreğini eline almış da koşuyordu...
'Dur! Kal! Gitme! ' diyerek kolundan yapışana,
Belli, çok güceniyor, üzülüp şaşıyordu...
Can devir tesliminde her soluk verişiyle
Çağımız Kisrâ’sının putları düşüyordu...
Nice diri çehrede ölüm kol geziyorken
O peşin muştulanmış cenneti yaşıyordu.
Dokuz kat karanlıktan süzülen ar yıldızı
Nurlanmış umutlarla yüzünden ışıyordu.
Aldan mordan geçerek bir kızıl ötesinde
Lâcivertleşen gece nihâyet yoşuyordu.
Neydi o buydurucu aklıkların hikmeti
Örtünenden ziyâde seyreden üşüyordu
Öyle bir gizem ki bu, yorumu kolay değil
Buzdağının içinde tefekkür pişiyordu...
Göz, göz olmuş yaralar hafta, ay, yıllar sonra,
Suyu gür kaynak gibi şorlayıp coşuyordu...
İçimizden biriydi, suretâ insandı ya
Siretindeki sevdâ kabuktan taşıyordu...
şehitlerimizin ruhlarının şad olması dileğiyle kutlarım mükemmel bir paylaşım
tam puan saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta