Gurbetti, yürüdük...
Soğuk akşamların dizlerimizi büktüğü kentlerin iklimlerinde yapayalnız bırakılan, o hep üşüyen, o hep yoksul, daha otuzuna gelmeden sana ötelerden yiten ahh bendim ANNEM..
Ağzımda öksüz bir ıslık ve ıslak bir sigarayla sana ötelerden tüten ahh bendim ANNEM...
Gizli gizli okuyup ağladığın yazılarda, uzaklara baktığında kirpiğinden süzülen rüzgarlarda sana ötelerden uğuldayan ahh bendim ANNEM...
Babamın terleyen alnındaki çizgilerin yorgunluğunda, güneş yanığı yüzüne düşen köy yağmurlarında sana ötelerden ıslanan ahh bendim ANNEM...
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta