bir geceden kalkıp sabahın ayazına
oturup bir mezar taşı başına
gülesim var
dökünüp soyunup sıyrılıp bedenden
ben kimdim aslında demeden
çiçeklerim arasına kıran girdi gireli
diz çöküp zaman önünde
yalvarasım var
ihtiyar bir yargıç gibi cüppemi
ateşe düştüğünden beri
bitti derken her şey bitmeden
çıkıp karanlığın içinden
gelesim var
dayanılmaz yokluğunun tadından
düşünün olmadığı sokaklardan
sokağa çıkıp gecenin bi yarısında
uykularında bütün ailemin
bağırasım var
pazar sonrası çöp yığınında
su önünde tazikle
üstüme parlıyor sebep diye bakan gözler
sebebini biliyorum ve kabullenemiyorum
bu akışın önüne engel koyamıyor sözler
elimde değil ne yapayım direnemiyorum
sen gideli an dizer oldum ipliklere sıralı
hayat, iliklenmemiş düğme,
öyle ki çıplak ve korumasız;
mahçup, alıngan ve tutsaktır
boşluğu bulan iğne ve ipliğe!
yatağına alacak ele muhtaç.
nerede o sağır el, nerede!
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!