İstanbul grilerini giymiş
Öylesine mahsun
Kabuğuna çekilmiş.
Gece ışıklarını bir,bir yakmış
Ortaköy'den denize
Bir ışık saçmış.
Şehiri şehir yapan,sesler vardır.
İnsanı insan yapan,erdemler gibi.
Asya'yı Avrupa'ya bağlayan
Bir şehir vardır
İnci tanesi İstanbul gibi.
Gece mi daha karaydı.
Yoksa esmer kadının umutları mı?
Sokaklar mı daha ıslaktı
Yoksa genç kadının gözleri mi?
Hava mı daha soğuktu.
Yoksa kadının buz tutan yüreği mi?
Aşk kalbe girdi ya
Aklı ararsan bul
Mantık desen ona keza
O ilk günden firari
Gözlerimde kamaşmış
Gerçekleri görmez olmuş
Acabalarla başlar aşklar
O acabalar ya çoğaltır sevgileri
Ya da boğar bitirir,ümitleri.
Her acaba bir kapıyı açar.
Baktıydı,dokunduydu.
Ay…ne dediydi diye
Senin bu med-cezire benzeyen
Gel-git halin,
Bahar mevsimini aratmayan
Değişken tavrın.
Yaz yağmurlarıyla yarışan,
Kibrit çöpü misali,parlayan öfkelerin
Bu dünya çok şekilci
Erdemler yok olmuş.
Herkes ambalaj peşinde
İçerik kaybolmuş
Sımsıcak kalbim
Sıcak,sımsıcak
Ilık-ılık bakardı
Toprak gözlerin
İçimde bir şeyleri alır,koparırdı.
Ruhum da bilsen,ne fırtınalar yaratırdı.
Artık
Sarı uzun saçlarım
Rüzgarlarla yarışır
Buğday tenim
Toprağın rengine karışır.
Ben başağım çünkü
Bu endam bana yakışır.
Gideceksin,gidiyorsun
Ve gittin.
Ben bekliyeceğim,bekliyorum
Ve bittim.
Giderken ararım dedin.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!