Tarih altmış yetmişler, ayak çatlak el nasır
Dedem ninem yaşamış, buralarda kaç asır
Yoksulluğun zirvesi, O günlere münhasır
***Fabrika senayı yok geçim kaynağı tarım
***Hiç aklımdan çıkmaz ki, O çocukluk yıllarım
****
Ayıptır günahtır hoca efendi
Mazlumun ahını almak ey değil
Toplumu çürütür kindarın fendi
Ülkeye ikilik salmak ey değil
Kamil olan bakmaz kurda tilkiye
Ey felek yürekten kırgınım sana
Nitelikli güç veresende istemem
Bir kaşı kemanı çok gördün bana
Bundan sonra üç versen de istemem
*****
Gurbet ellerinde ömrüm söküldü
Fuat emmim bir haber ver sıladan
Sanmayasın bu hasretlik sıradan
Dile kolay kırk yıl geçti aradan
Burnumun ucunda tütüyor şimdi
Koç Köroğlu Mustafa Bey gezeli
Bu iki bin yirmi dört, emekli yılı oldu
Emekli Memo kardeş yılımız kutlu olsun
Yüreğimiz neşeyle, gözümüz yaşla doldu
Emekli Ayşe ablam, yılımız kutlu olsun
Dile kolay elli yıl, zar zor olduk emekli
Diyar-dayar gezdim Anadolu’yu
Yeşil Ayvacık’ta yoruldum kaldım
Mesken ettim şirin Küçükkuyu yu
Şöyle bir köşeye kuruldum kaldım
Dostun bahçesine bahçıvan oldum
Ne bilem sızlar her yanım
Şu halime bir bak Doktor
Duyulmaz feryat figanım
Şu halime bir bak Doktor
Kırkına varmadan yaşım
Kalmadı dünyanın lezzeti tadı
Bir meçhule bilet kestim gidirem
Duyulmuyor mazlumların feryadı
Bu kötü devire küstüm gidirem
Altmış beş seneyi eleyip süzdüm
Bir diyar düşledim gönül dağında
Çift kurna çeşmeler şırıl şırıldı
Ezgiler dolanır yar dudağında
Kehribar gözleri fırıl- fırıldı
Dolunay parladı gün erken battı
Ardahan'ın Has köyünde
Gül âlinin beş kızı var
Gezerler çermik yolunda
***Elli ördek yüz kazı var
***Birde yetim şehnazı var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!