İnce uzundur takalar, sonsuz maviliklerde
içinde bir ben,hep düşlerimle büyüyen
üstümde dolunay, avucumda yosun kokusu
bir gider, bir gelirim, sularında Ege'nin.
Issız kuytulardayım
bulutlar gürledikçe göğsüme
yağmuru dinliyorum
bir üzgâr esiyor, öfkeli ve yorgun
üslubu yıkıcı, kokusu çilli begonyam
kanatlarında bir dağ çınlıyor
Tüm yıldızları indirdim kıyılarında
dolunay kıskandı, gök gürledi
üşüdü bulutlarda soluklanan nefesim
bakışlarını gördüm mehtabın
denize değiyor saçları
sol yanımda Ege'li Efeler
Gün vurunca penceremin pervazına
bir kıcılcım tutuşur yalnızlıktan
İner korkularıma gökkubbeden
Dokuz Eylül'ün beyaz melekleri
gölgelerine sığınırım incecik
Sokağımda sessizlik,yüreğimde bir uçuk
her şey kıırık dökük,anılarda nevarsa
çiçekler açmıyor,kuşlar ötmüyor eskisi gibi
nasıl paramparçayım bir bilsen
gözleri ''yeniden deniz renginde''kirpiğinde
rüzgâr dolanır
Gözlerinin işvesine yakalandım,
ellerim üşüdükçe
kaç yıldız kaydı içimden, seni düşlerken
anladım ki küçük bir tortuyum
anılardan artakalan.
Bir damla yağmur düştüğünde
gözyaşlarımda sensin akan
yükledim özlemi dalgalarına Ege'nin
azıcık üzülsem akarım gözlerine
Yeni bir aşk bulsaydım kendime
Ne güzel gülüyorsun maviden maviye
günüstü dalgalar kirpiklerinden süzülüp
kıyılarıma düşerken
sen miyidin rüzgârla esip geçen
Soruyordun
bahar, işte
her zerreme sinen bahar kokusu
az önce sordum kokan toprağa
kalbim hangi çiçeğe bağlandı
hangi makamda çözüldü
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!