Güneşin henüz kendi gölgesini kestiği o dar avlularda,
ışık, ipek bir dokunun kıvrımlarında dinlenirdi.
Bir kumaş değildi oysa sarmalayan;
Tarihin, kendi bağrında sakladığı lekesiz bir yemin,
zamanın aşınmaz kalesinde bekleyen sessiz bir duruştu ağlayan..
Lakin kentin yüksek tepelerinden bakan soğuk gözler,
hakikatin asaletini değil, kendi korkularının gölgesini gördüler orada.
... ve nihayet gelip çattı
Bir dilimi zehir zıkkım
Bir dilimi candan tatlı
Masallarla indi yere
Sebil oldu cümle hikâyelere
Kara kara kazanlarda kaynadi
Devamını Oku
Bir dilimi zehir zıkkım
Bir dilimi candan tatlı
Masallarla indi yere
Sebil oldu cümle hikâyelere
Kara kara kazanlarda kaynadi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta