NURDAĞI'NDAN RUMKALE'YE
Nurdağı'ndan Rumkale'ye,
Kara bir çizgi belli olur!
Toprağı, taşı, bulutu,insanı karadır.
Kalpleri kara, fikri zifiri karanlık!
Dere kenarına pislerler!
Nurdağı'ndan Rumkale'ye,
Dediysem elbet hepsini kapsamaz.
Gördüğüme gözlerim şahit!
Duyduğuma kulaklarım!
Gündüzünü ben bilirim gecesini it.
Nurdağı'ndan Rumkale'ye,
Kara bir dağ uzanır.
İstemezlik, hasetlik, kıskançlık...
Yüreğim parçalanır!
Kendini ipe bağlamak bu, salaklık!
Nurdağı'ndan Rumkale'ye,
En geri kalmış kara topraktır.
Cahil baş istemez birinin bilmesini!
Düşünmez bir nesil sonrasını!
Yudumlasın o gölgede kahvesini!
Nurdağı'ndan Rumkale'ye,
Yılanı karadır.
İki taşın arasında kalmış tosbağa,
İnsanına medeniyet anlatsa birisi,
Her biri yılan olur sokar, yahut boğa...
Nurdağı'ndan Rumkale'ye,
Çocukları ışıltılıdır.
Gizli kaçak okuyacaklar!
Medeniyeti bulacaklar.
Elbet buralara taşıyacaklar.
Şiir: ÖNER ÇAĞLAR
22.08.2021 Saat: 12:39
Henüz yorum yok
Kayıt Tarihi : 19.1.2026 19:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!