Nüfusun çokluğu son verdi tahammûle
Kamunun fikri cevap vermedi ma'kûle
Yaşamın zevkini öğrendiğimiz günler
Süresiz gönderecekler bizi mechûle.
Feilâtün feilâtün feilâtün fâ
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Teşekkürler ederim.
Üstâdım..!
Bu Dörtlüğünüzde de aynen 'iki bin on' daki ayni ffkir hakim...
Bize ne nüfusun çokluğundan, tadını çıkarabildiğimiz kadar yaşamaya bakalım...
Almanya'da, 120'nci Yaş gününü kutlayan bir adamı çıkarmışlardı Televizyona, herhalde 80'li yıllarda idi, Ona; Nasıl oldu da bu kadar uzun zamandır yaşıyorsunuz, bunun sırrı nedir diye sormuşlardı, adam cevaben; 'Çok basit, ölmek istemedim ve ölmedim' dedi... tahmin ediyorum ki, halâ yaşıyordur....
Selâm ve Hürmetlerimle...
Doğum Gününüze tekrar Kutlarım...
Ahmet Refik Tavşanlı
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta