Dur! Durmaz… Kalem kâğıda tutkun… Üzerinde oynamaya başladı mı bir kez, durmaz. Kâğıtsa yerinde durur ve kalemden korkmaz!
Noktalar, kalemin gölgesi, karda ayak izi, duvarda duman isi gibi… Nokta; kalemin işidir sadece. Kalem noktanın hem maddesi hem beden vereni, şekil verenidir. Satırlarda harflerin altına gizleneni bilmez kalem… Akıl ve kalp noktanın mana vereni.
Kâğıtta görünen her harf, aslında noktalar güruhu. Noktalar; her biri beynin bir kıvrımından akar parmak uçlarına… Ve noktalar; bir bir hayat bulur ruhun kıvrımlarında. Noktalar birleşip harf oldular. Noktalar; düş, hayal, istek, fikir, gam, elem ve sevda… ne varsa bana dair anlattılar. Ben tükendim ama noktalar durmadılar.
Dilimden sözlerimi, kalbimden hislerimi ve bileğimden kuvvetimi kalemler aldılar ve nokta nokta beni kâğıtlara yazdılar. Her nokta bir parça benden, her nokta ayrı ayrı ben… Ben; noktalarda sezilmezim.
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta