Kar ocağının közünü, aç gönül kapını geceye.
Dağıt dünden kalan hüznünü, sönmüş küllere.
Bu büyümüdür nedir diye, sakın ha aman deme.
Yalnızlığının sesi küssede, yine de dillendirme.
Bu şehir aç kalmış, her evde bin çığlık var.
Ay ışığıyla oynaşan, titrek ürkek karartılar.
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




ne yazsam şiirin gölgesinde kalır 10 numara ...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta