Niye bu denli çok sevdim ben seni?
Bana bakmayan o gözlerini mi?
Yoksa hiç dolmayan boş yerimi mi?
İnan ki ben de hiç bilmiyorum...
Gönlüm bir kör kuyu, derinlerdeyim,
Suskun feryatların pençesindeyim.
Belki bir umut, belki kederdeyim,
Kendi içimde hep eriyorum...
Bakışın yabancı, gönlün bin fersah,
Bu sevda yolunda her yanım günah.
Yine de adını anarım her sabah,
Sessizce uzağından gidiyorum.
Adını sorsalar "hasret" derim de,
Acının rengi var her zerremde.
Ömrümü harcasam senin izinde,
Yine de bir iz bırakamıyorum.
Gündüzüm karanlık, gecem hep ayaz,
Alnıma yazılan bu kaçıncı "yaz"?
Yürekte feryat var, dilde bir niyaz,
Sana varacak yol bulamıyorum.
Sen başka iklimin gonca gülüsün,
Ben viran bağların dert bülbülüyüm.
Belki de aşkın en garip haliyim,
Kendimi senden koparamıyorum.
Dünya bir tarafa, senin bir telin,
Hükmü yok artık ne tacın, ne elin.
Yazgısı buymuş bu dertli kulun,
Kaderin önünde duramıyorum.
Sustum ve feryadım içimde saklı,
Aşkın mizanında kim, nece haklı?
Herkesin yarası, tadı bir farklı,
Ben kendi yaramı saramıyorum.
Bir gün hatırlarsan bu yorgun canı,
Belki o an anlarsın sönen zamanı.
Bıraktım ardımda geçen her anı,
Geleceği artık kuramıyorum.
Garip Murat der ki; sitemim sana,
Bu gönül borcumdur geçen zamana.
Aşk dediğin derya, sığmaz cihana,
Boğuldum içinde, çıkamıyorum.
Kayıt Tarihi : 19.2.2026 13:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!