Yaslanırsın duvarlara, yıkarsın dağları
Büyük balık gibi yırtarsın sağlam ağları
Güç sende artık erişilmezsin, dağıtırsın dünyaları
Geldim dünyaya evrene ben
Yazılmış yazılar değişmez önceden
Gördüm ağlayanları ağladım hemen
Gördüm gülenleri güldüm bilmem neden?
Körlemesine giden adres sormayan bir kurşun gibi
Aldım torbamı sırtıma yürüdüm arkama bakmadan
''Hiç paraya değer vermedim; vermem de''derler
Paradan başka hiç bir şeye değer vermezler
Aslında bir kuruş için dağları delip te, elerler
Alçaktır''Alçak gönüllüyüm'' diyen tüm alçaklar...
Ben bir dağım sanmayınki ölüyüm,darmadağınım ama sağım
Yazın üstümde gül dalında bülbüller,zengin kokusuyla çeşitli süsen
Birde kardelen ile nergis var ki sanki bana tavşanlar gibi küsen
Bir de üzerime hedef alır mermi gibi karlar taş gibi çarpan; üzen...
Tarih kara ve sıcak onbeş temmuz akşamı
Unutup Kuranı unutturup yaratıcıyı Allahı
Utanmadan sabilere çekip sayısız silahı
Ağacı kırdılar yetim koydular yüzlerce fidanı
Ne geçti elimize sen bana ben sana vura vura
Sana göre ben, bana göre sen dediğimiz gavura
Hani ezipte öldürdüğümüz görülmeyen iki paralık edilen gurura
Döndü delik deşik su taşınan götürülen kalbura...
ne zaman sorarsan:
-sağlığa beylik gerek derdi.
kapanıktı içine dışa vurmazdı hiç sırrını; iç sırrını
(ASEF ÇOBAN ANISINA AĞITLAR, ACILAR,ŞİİRLER, MANİLER.....)
Doyduğum yer Gaziantep, doğduğum yer Gürün
Şükürler olsun yarab dünyaya tanıttık,tattırdık dünyalar kadar ürün
Hançer olup battı göl kenarındaki saz gibi kibriklerin
Kanlarım durmadı aktı çare olmadı sesi öten ibibiklerin
Gerdanındaki siyah siyah sıralı olan benleri
Hiç gözleri kırpmadan hep ufuktaydı semadaydı
Nur yüzü yıkandığında ikizi gibiydi sanki aydı
Her lafı yazıklar olsun derdi kadere vay ulan vaydı
Arardı gözü ile bakardı umutlara ufuklara dalardı...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!