Sayfa sayfa yazıldı anıtlara kazıldı
Kimler nasıl yaşadılar yaşadık aynısını
Ne tat alırız bilmem söyle ölümden bahset
Demezler mi büyükler, tarih tekerrürden ibaret...
Kan gölüne şavkı vuran ayyıldızın, gönderden düşmeyen karesi
Kaç geceyi gündüz aydınlığına çarptı, belki binlerce keresi
Unutulmaz o an, solmaz kan, sönmez ayyıldızın her saniyesi
O uğurda nice canlar verildi, düşmedi değerden seviyesi...
Sen daim dalgalan aşkla nazlı nazlı bayrağım.
Şunu bil ki dalgalandığın yerde varım; sağım
Güvendedir senin dalgalandığın yerde toprağım!
Her toprak benimdir nazlı nazlı dalgalandığın...
Beyaz rengin özgür sabah,kırmızı renk kandır
Korkma, sönmez... diye başlayan marşımızı dinledin bu uğurda korkmadın
Atatürkçü çağdaş eğitimci kadın oldu senin adın soyadın
Nice karanlığı yıkmak için mum gibi aydınlattın ömrün harcadın
Bu yolda son mum değildin ne çare sen de eridin kalmadın..
Okudum yıllardır çalıştım ara vermeden
Baba dediler eksiltmedim hiç bu değerimden
Düşünmedim ölümü girdim bir gün bir gölete suya
Giyinmiş kapanmış görgüsüyle kendince
Gel uğraş dön dolaş kendi bildiğince
Hem sen unut hem ahalinin aklını çel çelebildiğince
Kalmaz tükenir nice tükenmez kalem kurşun kalem
Hüzünlü sevinçli vedalaşır giderken kutsal toprağa
Bakarsın döndüğünde olmuş sanki padişah ağa
Günahlardan arındıya açık kendine pencere tağa
Parmak ısırtır yaptığı yabani vahşi hayvanlara...
Toprağa ekilmiş tohumlar tane tane
Yaratan ol demiş Olmuş güler hem sana hem bana
Anlaşmış sanki tohumlar yeşillenir kalmaz birtane
Beğenmez ne Zeki Müren'i ne de Bülent Ersoy'u
Her zaman görürsün kendini beğenmiş deyyusu
Bir de beğenmiş vermiş kendine bilgili insan süsü
Topunda var bu tür kopuk top yekün toplar...
Hani nerde o ferman yazdıran kaşlar
Sen yemedin isterse dünyalar dolsun aşlar
Bitti, bitti o ninniler kesildi tüm marşlar
Nasıl yazdım şimdi üzerimden gitmez bembeyaz kışlar...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!