On kasım geldi,üzülmesin Atatürk öldü diyenler!
Ne kadar üzülsek; çalsada o kesilmez sirenler
Ölmedin sen hiç ölemezsin, ölümsüzsün Atam,
Söylesinler nedir, bu durmaksızın kalbimizde çarpan! !
Seneler geçiyor mirasın yaşıyor
Sözlerin ve kıymetin daha iyi anlaşılıyor
Bir insan nasıl fikir üretmiş diyenler
Hiç kırpmayan gözlerine bakıp bakıp şaşıyor...
Ne zaman bir ayrılığa şahit olduğumda
Akar gözyaşlarım durmaz kana kana
Hele geri dönülmesi mucize olan gidilen yola
Gözyaşlarım arkadan dökülen sularla yarışa
Bir şoför, bir insan ki heybetiyle Yavuz Sultan Selim gibi
Yıllardır yollar üzerindeydi yollar ona açılırdı kilim gibi
Hem yıllar hem yollar bitirdi ömrünü tıpkı bir törpü gibi
Ne yıllar ne de yollar silemedi ismini kaldı kalplerde yazıldığı gibi...
Bir arı oğul doğdu yıllar önce Selanikte
Uçtu yapayalnız uçsuz bucaksız sessizlikte
Tekrar bu Dünyaya gelinmeyeceğini bilipte
Şu baş arıda olağanüstü başarıya bak!
Gözlerin oyulma sahnesi var geçmişte fi tarihte
İdamla yargılanma var günümüzde aktif aktüalite
Ne olursa olsun hepsi de var yaşanan hizip muziplikte
Tükürükten ibarettir tarihin kaçınılmaz bir yanı...
Bir sevgili keşfettim ki içimde pürüzsüz
Güzelmi güzel benle gelir her yere tavizsiz
El dokunmak mı ne gereği var acının hasretin
Onu bulmaya canlar verilir ne gereği var cihetin! !
Her canlıda var aslında inkar edilmez o sevgili
Yıl bindokuzyüzseksendokuz onaltı temmuz tam kalleş!
Öyle bir sıcak var ki o gün tam cehenneme eş!
Ayrıldım eşimden; güneşimden kışta karanlıkta bile aynı ateş.
Nice kışlar geçti,sönmedi hayatım çıkılmaz bir keşmekeş.
Alkol, sigara dostum oldu tüm zararıyla,
Bak bir eskiye birde yeniye nasılmış bu işler
Araştır bak heykellere sanki bir ilahe dikmişler
Yanmış sevdiği için adlarına ölümsüz demişler
Araştır harabeler içinde nerdeler çünkü onlar bizim içinse ölmüşler...
Yarının sahibi Allah diye
Dünün ölümü ile sen öğün
Yarın yine doğacak üç öğün
Öğün bu gün ile dündür öldürdüğün...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!