‘‘bunca yıl sönmemiş umudum /nisan değilse mayıs /perşembe değilse pazar’’
attila ilhan
morgda öpülmüş babalar kadar büyür
sancıları kız çocuklarının
birden ölünce körfezinde kanserli hücreleri umudun
bütün acıları mis gibi baba kokar
ve bir gassalın elleri vardır bileklerinden düğümlenen ta kollarına
ve sakalları vardır değilse de kokusu beyaz sabunun
her akşam üzeri çalan telefonun
ekmek getirmeye inat sakallı sorgusu vardır
ey benim toprağı bol umudum eynim eleğim
ince sigaram süryani kahvem yerli yersiz minnetim
ve jeopolitik önemi yoksulluğumun
düş kurmayınca unutulurmuş her şey
uzanınca musalla taşına aldanmışım dermiş insan
ektiği saksılarda büyüyen şiir dolu sesi meğer yalanmış
-bir anneden çığlıklarla göç etmişken
kerkenez kuşu kadar trajıkomik
üzerinden geçtiği hayatların leşleri ile beslenirmiş insan
-biz kimin dilinde bıraktık cüce geyikler masalını
vebir gassalın ellerini en iyi kim bilebilir?-
günlerin çabuk çabuk geçişiyse ayakta tutan
bir kuyudan çıkınca öbür kuyuya düşüş niye
sulara anlatamadığım kaç acı akıttım içime
sancısının da sakalları büyürmüş umudun ve insan artık yorulurmuş
kalmazmış tarlada destursuz büyümekler cılız kalırmış
dönmeyi o çok istediği geçmiş zaman vilayeti meğer talanmış
babanın atları bile dururmuş koşmaklar mı
onlar da yalanmış
Şadiye Kılıç
Kayıt Tarihi : 20.10.2019 22:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)