1980 Kasım'ında İzmir'de doğdum. ilk ve orta okulu gaziantep'te, liseyi diyarbakır'da bitirdim. 1997-2001 yılları arasında gaziantep üniv. elektronik müh. bölümünde, 2001-2005 yılları arasında dokuz eylül üniv. jeoloji müh. bölümünde okudum. ciddi anlamda 2001'den beri şiirle uğraşıyorum. beni okuduğunuz için teşekkür ederim. güzellikler sizinle olsun...
beni değil fikrimi öp
binlerce duaya bedel dudaklarının tuzlu kıvamı
kulak çınlaması gibi uğursuz nefesin doyumsuz
sana vaat ettiğim kozmik sitem öylesine bir sitem değil bu
‘yoköyleysedüşünmüyor’ bir sevmekle
sidik kokan nefret arası bir şeyler işte
bir aşk daha öldürttüm misyoner geceye, öldü hakikaten
tek şafakta / zerrelerini fransız öpücükleriyle temizledim / etinden
yumuşak hayaller kopardım domalan cesetten ve
ruhumun elektrik verilmiş tel örgülerine astım kutsayarak
misyoner geceler kadın kokar
ışıktan bir şehir söner
gözlerini kapatır adına gurbet dersin
gidecek yerim kalmaz sabah olur içimde
ayaküstü ölürüm duanı esirgersin
bir yangın
.............................................casta’ya
yağmur yağıyor inceden...
pencere kenarında oturuyor Laetitia...
birazdan öyle bir yere düşecek ki damlanın biri
tanrılara düşman, tanrılarla yoldaş
öyle bir acınası yer ki burası…
balyozu kafana indir de arkadaş
parçalansın sonunda bu en müphem hamasi…
- ve hayatının şiirinde bağışlananlar
yokluğunun adını koyan gözyaşlarımken başladım anlamaya
yokluğun bir çocuğun içten dilekleri gibiydi ve hâlâ geceydi
adını sordular adını unutkan gece yarılarında buldum
sevdiler beni, ben de seni unutulmuş hayatlara sordum
yalınayak çocuklar ve adını bilmeyen bir aşığın geçti aklımdan
çoğu esmer, bir deri bir kemik, ellerinde balonlarla yalınayak çocuklar…
bana adını sordular şehrin karanlığında adını unuttum
yarin gözlerine sürgün edilmiş
ruhumun yakışıklı gölgesi.
kırık dalına küsmüş ağaç kadar suçluydu ancak,
daldaki yaprakların ağıdını dinledi ve dinledi
tam hissetmedim ama ağlamış olacak...
.............
(kadehimdeki okyanus)
ya yalnızlıktan öleceğim ya çoğul sevdalardan…
elim dudaklarım günahlarımız kadar yabancı sana
izole edilmiş geveze gecelerde dokundum kirpiklerine hep
kendi halinde bir devrimin teorisyeni gibiydin / yanı başımda
buluyordum seni ne zaman ayılsam terbiyesiz sarhoşluktan
güzel ayakların çarpıyordu gözüme biçimli omuzların sonra
çırılçıplak bir varsayımdın okumaktan bıktığım sonelerde
uyandırmaya kalksam hani hiç tanışmamışız bir iki büklüm
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!