Nihal’in Yedi Kapısı

Dünya Yükünün Hamalı
990

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Nihal’in Yedi Kapısı

Beden bir kitaptı, ayet ayet okudum.
Her sahifende âteşle yazılı bir adın vardı Nihal.
Ruhum, sâkilerin elinden düşmüş bir testi gibi,
İçinde şarap değil, deniz taşıyordu.
O deniz senin gözlerinde dalgalandı ilkin…

Gecenin koynunda yıldızları sayarken,
Bir yıldız kaydı, peşi sıra ben de düştüm.
Düşüşüm, aşkın ta kendisiydi Nihal.
Yere değil, senin avuçlarına düşmek istedim,
Çünkü ellerin iki dua gibi açılıyordu sabaha.

Tenimde bir bahçe var, gülü sen kokladın.
Her tomurcuk bir sır, sadece sana patladı.
Bedenim geceye uzanan bir ağaçtı,
Köklerim yerin altından senin kalbine uzandı.
Meyvelerim, tutkunun kızıl şaraplarıydı Nihal…

Nefesinle ısındı soğuk kış geceleri,
Her nefeste bir ismin, her isimde bir âlem.
Dudakların arasından geçen kelimeler,
Birer kandil oldu, ruhumun karanlık odalarında.
Işığım, söyleyişindeki titreyiş oldu Nihal.

Suya yazı yazdım, adın çıktı Nihal.
Ateşe adını söyledim, közler parladı.
Rüzgâra fısıldadım, bütün ağaçlar inledi.
Toprak, sen gel diye çatladı baharda.
Dört unsur da seninle anlam kazandı aşkım.

Geceyi bir atlas kumaş gibi yırtıp,
İçinden sen çıktın – ayın on dördü gibi.
Tenimiz arasında kalan mesafe,
İki dua arasındaki “Âmin” kadar kısa.
Ve bu yakınlık, cennetin ta kendisiydi Nihal.

Aşk, bedende başlayıp ruhta biten bir yolculuk değil,
Ruhun bedene inmesiydi seninle.
Her dokunuş, bir suretti.
Her bakış, bir tefsir.
Sen Nihal, ben senin gölgende bir “Âh” oldum…

Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 1.1.2026 22:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!