Nihal’in gözleri geceye vurmuş bir kandil
İçinde yandığını bilmediğimiz denizler
Bir çölüm ben, seninle ırmağa dönen
Su sesinde eriyen eski bir neyiz
Dudağın ki, dua gibi kapalı
Açılsa cümle âlem ateşe düşecek
Sözlerin sarmaşık, tenim duvar
Tırmanan bir tutuş ki hem zehir hem ilaç
Bu beden bir harabe, seninle mamur
Nereye bassan çiçek, nereye dönsen şarap
Ruhumun kilitleri dilindeki seste
Her öpüş bir anahtar, her nefes bir kitap
Gecenin koynunda iki çıplak kelime
Sen “Nihâl” de, ben “âh” olayım
Yokluğun varlığıma sır verdi gizlice
Seni sevmek, ezelden beri yalnız kalayım
Ellerimde birikti zamansız yağmurlar
Tenin bahar, tenim sonbahar
Seninle her dokunuş bir sema
Bedenler dönerken ruhlar uçar
Öyle bir sır ki bu, aşkla gizlenmiş
Dervişane bir zikir senin adınla
Nihal… Nihal… Nihal…
Her hece bir mertebe, her çağrılış bir mirac
Biz ki bulutlara yazılmış iki satır
Rüzgârla silinecek, yağmurla geri gelecek
Senin tenin yazı, ben okurum susarak
Susmak ki en eski dil, sen onun tek tercümanı
Bu aşk bir remiz, sen remzin sultanı
Bedenler harf, özler mana
Nihâl’im, sırrınla yanayım
Yok oluşta var oluş, bir damla şerbette derya…
Kayıt Tarihi : 30.12.2025 22:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!