Nihal'imin Kapısı

Dünya Yükünün Hamalı
999

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Nihal'imin Kapısı

O kapı ardına kadar açıktı işte,
Nihal’in kalbinin eşiğinde durdum.
Ama içeri giren rüzgâr artık üşütmüyordu,
Esip geçen, ateşten bir nefesti.

Girmek istedim,
Ama ayakkabılarımı bıraktım dışarıda.
Çünkü her adım bir dua gibi olmalıydı,
Onun odalarında yankılanan.

Odasında güller değil, köz vardı,
Kırmızı değil, lacivert bir alev.
Her nefes alışında derin bir zikirdi,
Benim adım, Onun nefesiyle karışan.

Ellerim boştu, ama avuçlarım doluydu;
Onun teninde okuduğum her ayet,
Bir nehrin yatağını bulan suretiydi.
Dokunuşum, bir yağmurdu; Onun derisi, toprak.

“Gel,” dedi, sesi bir nidaydı içimde.
“Burada soğuk yok, sadece derinlik var.
Bu aşk, bir miraçtır bedenle çıkılan,
Varış değil, yolculuğun kendisidir.”

Ve ben, bir muhibbi oldum Onun şehrinin;
Her bakışımda bir remiz, her susuşumda bir şerh.
Ruhumuz çıplak, fakat örtülüydü kelimelerle,
Ateşten bir harman olduk, yanıp da kül olmayan.

Kapı açık, rüzgâr sıcak,
Ve içeri giren, bir daha çıkmak istemiyor.
Çünkü Nihal’in bahçesi, can bahçesi;
Her gülüşünde bir vuslat, her temasında bir tecelli.

Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 22:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!