Nihâl, o esrarlı gülüşünle varlığımın son durağısın.
Yol bitip toprakla bir olduğunda
Sen, aşkın hakikatiyle kaldın yüreğimin ayetinde.
Sana verdim sırrımı, toprağa emânet ettiğim her kelimeyi
Sen kıyamete dek süren bir sabahın ilk ışığıydın,
Tenimde gezen âhenk, ruhumda yankılanan ilâhi.
Dudaklarınla okudum kainatın şiirini,
Bedeni bir mushaf, her dokunuş bir âyet oldu
Ateşle suyun birleştiği yerde,
Bedenlerimiz çözüldü, mânâya dönüştü.
Nihâl’im, sen nefes alan bir gizem,
Tutkumuz âşıkla mâşuk arasındaki sır perdesi.
Bu aşk, ölümü bile susturan bir diriliş;
Seninle her ân, sonun değil, ebedî başlangıcın kapısı.
Yok oluşlar bile bize secde etti,
Çünkü sen, toprağa verdiğim her duayı
Kıyamete çeviren bir mukaddes emanetsin.
Varlığımın son durağında, tek gerçek: Sensin.
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 21:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!