Ah, öyle bir ân ki bu…
Hiç yere, hep Dâr-ı Bekā.
Hiçbir zaman, hep şimdi.
İçimde bir pazar kuruldu, Nihal.
Adı konmamış baharların sessiz çarşısı.
Satıcısı sensin, alıcısı ben…
Ve pazarlık yok, hep sonsuz bir takas:
Nefesine karşılık varlığımı veriyorum.
Sıradan olanın ipek kumaşını seriyorsun önüme.
Bir elmanın yarısı, bir bademin içindeki gizli su…
Bunlar lüksüm, servetim oluyor sen dokununca.
Ve ölüm… O koskoca zâlim,
senin her nefes alışında küçülüyor, Nihal.
Ciğerlerine dolan hava, onu eritiyor tuz gibi.
Dakikalar değil, kalp atışlarıyla yeniliyoruz onu.
Senin her “şimdi” dediğin, bir ölümsüzlük bahçesi.
Mistik bir alışveriş bu;
sen satıyorsun kendinden geçmeyi,
ben alıyorum kendime gelmeyi.
Aşkın tezgâhında, ruhun parasız pulsuz dolaşıyor.
Ve her bakışın, bir ayet…
Tenimde okunuyor sessizce.
Zamanı durduran bir suretle yüz yüzeyim şimdi.
Seninle nefes almak, en derin zikrim…
Varlığımın en zarif isyanı.
Bu, ölüme karşı en tutkulu aşk şiirimiz,
dakika dakika, nefes nefes yazılıyor.
Kayıt Tarihi : 1.1.2026 22:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!