Uyuyordur şimdi, gözleri de kapalıdır. Açık yerlerinin örtüyorum nefesimle. Penceresi aralıydı ve ay ışığında sayılıyordu kirpikleri, ben ise hayalimin parmak uçlarındaydım. Rahatsız olmasın diye sağlam dâhi basamıyordum. Yüzündeki gülümseme öyle manidardı ki meleklerden haber alıyordu sanki. İstihareyi telkin ediyorlardı ona. O ise hoşnut muydu bilmiyorum. Bildiği tek şey uyandım. Adını sayıklamışım gibi susamışım.
Aşk şarabı mı diyordu Yunusum? Dilimi damağımdan ayırabilirsem kulak kesileceğim dediğine. "şarap küpüne mi düştün, ebediyyen sarhoş musun" diyecekler sonra. Ben ise oralı olmaktan geri duramayacağım. Cevabımı atımdan inip vereceğim kalbimle onun otağına dönüp "benim memleketim senistan, bundan da geri durursam atım taşımaz beni, atar sırtından."
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta