yağmurlardan ıslanmayan ırmağım
denizde boğulan adacık bazen
bir onaran doğa
bir yıkan kasırgayım
çok şeye benziyorum
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bunu bir siz, bir Rabbiniz, bir de en yakın eşiniz, dostunuz bilir İhsan bey. Zira bir insanın gerçek karakterini anlamak için, söylemlerini eylemlerine yansıtıp yansıtmadığını öğrenmek için, onunla ya yol arkadaşlığı, ya komşuluk, ya da alışveriş yapmak lazımmış.
Malum; 'ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!'
Hayırlı çalışmalar.
Evet..Bence kendinizi resmetmişsiniz beyaz sayfalara...Sadece küçük bir alıntıydı aslında, arkası yarın olan...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta