Ney çalsa ve uyusam.
Bitse bu kanayan yokluk.İçimdeki tüm kuşlar sussa...
Yağmur akşamlarında dilimde hiç bulamayacağım bir sevgili adı.Zülüflerinde rüzgar dolaşırdı,ben üşürdüm.Ve elleri yüzüme vuran kardan beyaz.
şimdi eski liman üzerinde gemiler ağlıyor.
Bende bir sokak köpeği yalnızlığı; düşüyorum sokak sokak.
Yorulduğum bu şehirde penceremden sabah kuşları firar ediyor.Anladım...gözlerinsiz bulamayacağım yönümü.
Sen ne zaman sevişsen başkasıyla ben ölüyorum sevgili.Bitmeyecek bir yolculuk başlıyor soğuk tren raylarından.Zehr-i nikotin değil sadece kesen bu nefesi biliyorum.Ve ne zaman bulsam rüyalarımda yüzünü,kayboluyorsun çıkmaz bir sokakta.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



