Sitemin nazınla kol kola gezer
Güzelsen güzelsin diyeceğim yok
Gözlerin bakınca yakıp kül eder
Alevsin ateşsin diyeceğim yok
Tenine dokunmak cesaret ister
Bir gün bu kapıdan gireceksin sen
Girerken hislerim halay çekecek
Sevinçten ağlatan bir müjde gibi
Ufuktan sessizce doğacaksın sen
Kapıyı çalışın an meselesi
Dün gece maziye gömüldüm yine
Ağladım ağladım taştım o gece
Aynada kendimi tanıyamadım
Kendimden soğuyup durdum o gece
Mutluluk kapımdan geçmiyor artık
Duydum evlenmişsin bir başkasıyla
Mutluluk dilerim gözyaşlarımla
Solmayan gül gibi bir Dünya n olsun
İsyanlarım sana değil kendime
Sayende evlendim ben hasretinle
Duydum ki pişmanlık kapını çalmış
O kıvılcım yarın bir kor olacak
Gönül dağlarına merhamet yağmış
Vicdanın daha çok hesap soracak
Durmadan haykırıp ağlasan bile
Sevgime karşılık gözyaşı verdin
Sabrıma karşılık pişmanlık verdin
Sırat’tan ince bir köprü gösterdin
Gelmiyorsan bari eceli gönder
Güneşi küstürdün yarınlarıma
Memleket gözümde nasıl tütüyor
Aydın senin olsun Van yolcusuyum
Ah lise yıllarım bana gel diyor
Aydın senin olsun Van yolcusuyum
İstersen benle gel ister burda kal
Ne zaman sizin o sokaktan geçsem
İçim daralıyor elimde değil
Sana benzeyen bir ay yüzlü görsem
Dizlerim tutmuyor elimde değil
Diyorsun maziye artık perde Çek
Sen gittin canımın yarısı gitti
Sen gittin içimde her şeyim bitti
Ömrümün tadı yok tuzu yok şimdi
Ne elim tutuyor nede ayağım
Aynada bakınca kendi kendime
Gönüller sevmişse, birbirlerini
Dile ne söz düşer, göze ne düşer
Eller kavuşupta, kenetlenmişse
Aleme duadan, başka ne düşer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!