Toprak kokusu
Buğday sarısı bir hüzün
İzi kalmış isli d/okunuşlar ve
Kıtlık zamanlarında kalma bir aşk…
Üç düş
Üç gülüş
Üç yaşam
Ardı kesilmeyen kas katı kesilmiş kalp ve muamma
Aydınlıktan bir fecirden evvel parsellenen aşk öyküleri
Fikir sapıtan
Akıl donduran
Can kırdıran hasret
Buluşacak dil ve dudak
Söz yerinden dil kesilecek
Buluşacak dil, dudak ve ten
Mutabık sağlandı sağlanacak
Avuç avuç ten toprak karılacak…
Üç aman
Üç zaman
Üç ferman
Tahammüle abandı kör hançer
Kazıldı sineye aşk, hasret ve gam
Hazırlandı ilmik okunacak sela
Sen kokulu karanfiller dolsun mekan
İçimi eriten için hasretten tunç dağları
Nefesim gül ağıtlarından devşirilme güz
Çekildi tetik hangimizdik katil hangimiz maktul …
Üç ayet
Üç dilek
Üç yemin
Hadi bırak da gel
Avuçlarında kelebek özlemlerim
Orkideler ahlansın sevda lisanından
Gamzelerine d/okunsun yaran sularım
Yol açsın bu şehir kuşluk vakti adımlarına
Yamala yaranı saçlarınla yarama gönlüm kor
Kıyısız denizler birikti göz morluklarımın ardına
Hadi çık da gel kirpiklerimizden süzülsün yağmur
Son bakışında bırak gözlerimi yeşillensin gözlerinden firak…
Üç sır
Üç asır
Üç çığır
Uykusuz hasretin
D’eşiyor yürek közümü
Tuzlu yara sancısı sevdan
Sıyırıyor etimi kemiğinden
Büsbütün sensizlik çöküyor güle
Sağ mıyım ölü mü, aşk mı hüzün mü
Zindan tutuklusu aşk kitapları çizmemişti ki
Beraatı verilmemiş hayallerin iz düşümünde
Kurtulabilseydim zincirlerimden filizlenirdim belki
Gündüz görülen düş gülüşlerinin hatırına bırak kalsın neşteri aşk yaramızda...
Kayıt Tarihi : 5.3.2025 12:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!