Bir bilinmeyenliğin denkleminde hiç bilinmeyenli düşler kuruyorduk.
Sen ve ben bir oluyor götürüyorduk birbirimizi.
Hiç kalıyordu geriye ve saçma sapan rakamlar.
Sonra sen öznesi yüklemi sıfatı edatı oluyordun cümlelerimin.
Gene bana düşen hiçlik oluyordu.
Seviyordunda üstelik "gizli" özne olmayı.
Öyle iyi gizledin ki kendini,
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını