NEŞE ŞİİRLERİ

NEŞE ŞİİRLERİ

Ahmet Zühtü Çelenk

GÜNAYDINIM
Bıraktım bir kenara,
Sıkıntıları düşünceleri,
Beni tüketip üzenleri.
Dayadım yorulan yüreğimi,
Mutluluk,huzur,sevinç,neşe
Ve gerçek dostluklar,
..

Devamını Oku
Mustafa Özkan Karatay

Kurumuş çınarın gövdesinden
Sızan damlacıklar gibi
Gözlerinde damlacıklar gibi
Kör olmuş bakıyorsun
Belki de ölmüş: Neşe saçıyorsun.
Sen orospu olmalısın…

..

Devamını Oku
İlker Bayülken

Çok güzeldi.Çok güzel olduğu kadar uzaklardaydı da.Bu diyardan olamazdı asla...Gözlerinin ışıltısı; bu rutinler kentinin, bu esaretler zincirinin, bu karanlıklar nehrinin yalanlarını duymadığını söylüyordu...
Acıların; içimi boşaltan kuru soğuk rüzgarlarının dinişindeki huzursuz bir sukunette gördüm onu.Ne kederden ölüyordum, ne de mutluluktan göklere uçuyordum onu gördüğümde.Çok sessizdim; sadece sessiz...
Gülüyordu...Benim gibi bir tutam mutluluğu göklerde aramadığı için gülmeye zorlamıyordu kendini ve bu yüzden sahtekar olmakla suçlamıyordu insanlar onu.Yarınların kendisine ne getireceğini merak eden heyecanlı bakışların içindeki tebessüm yanardağlarının kıvılcımlarıyla bağlıydı hayata...
Kirlenmemişti, neşe doluydu...Ayrı dünyaların insanı olma kavramının acı gerçekliğini onda tattım acımasız tokatın beni bana getiren sersemlik nöbetlerinde.'Evet, bambaşka dünyaların insanlarıydık biz! 'Saatin 12'yi çeyrek geçmesinden ve bugün havanın ne kadar soğuk olmasından başka paylaşacak bir şeyimiz yoktu.Babasının okul notlarının kötü olmasına verdiği tepkiler ve en sevdiği TV programının ertesi güne ertelenmesi gibi içinden çıkılmaz acıları vardı...
Geçte olsa anlamıştım bu gerçeği.İlk ve son kez derin derin gözlerine bakıp, başımı önüme eğerek tüm kirlenmişiğimle hızlıca uzaklaştım oradan.Ne o hak ediyordu böylesini ne de ben o denli bencil olamazdım...
Çok güzeldi.Çok güzel olduğu kadar uzaklardaydı da.Bu diyardan olamazdı asla...
(Eskişehir,15 Ocak 2001)
..

Devamını Oku
Yakup Beşinci

Biçareyiz artık geçmiş isyanda
Mutluluk küsmüş neşe ziyanda
Gülen sesleri kimler duyanda
Umut yok artık yarınlar ölü

Çoktan soldu yaşam gülleri
Ötmez oldu aşk bülbülleri
..

Devamını Oku
Basri Turan

Yalvarmıştım gece-gündüz ben Yaradan’a,
Güzeller güzeli bir kız bahşetti bana.
Daha ne isterim ben bu fâni dünyada,
Ebru’ ların en güzeli kazındı cana.

Hayatımın tek dileği, o kabul oldu,
Sessiz duran hanemize hep neşe geldi,
..

Devamını Oku
Ömer Kılıçay

Hani gözlerimde neşe buluyordun
Şair sözlüydüm, dudaklarım senindi.
Hani yüreğimde yer tutmuştun
Gönlüm sana geniş, başkasına dardı.

Bensiz günler sana haramdı,
Nefesimi kulağında hissediyordun,
..

Devamını Oku
Hülya Aslan

Giriftar oldu aşka,hebaya gitti ömrüm
Şimdi bir viranedir mutlu bildiğin gönlüm
Yâri sevmeden önce tahtına sultan idi
Kul oldu sevdasına özgür bildiğin gönlüm

Dağlar kadar mihnetle,insanca merhametle
Zamana yenik düştü, zafer bildiğin gönlüm
..

Devamını Oku
Aybüge Meyda

Yine güneşli bir bahar gününde
İçim mutluluk ve neşe dolu
Yalnız değilim yanımda bütün sevdiklerim
Yüreğimde ne acıya yer kaldı ne üzüntüye bugün

Hayallerimde hep yükselirdim göğe
Uzanırdım parlardım yıldızlar gibi öylece
..

Devamını Oku
Hümeyra Türkmen

Yeni yıl geldi, yeni yıl,
Herkese kutlu olsun,
İnsanlık mutlu olsun
Dünya coşkuyla dolsun.

Yeni yıl geldi, yeni yıl
Gençliğe mutluluk verdi,
..

Devamını Oku
Fadime Kıvrım

Hayat acı tatlı karışık gülmekse ilacımız
Yıllar dört nala koşar yetişmek imkansız
Körpe kalsın umutlar sagnak gibi yagsın
Acılar firarda mutlluluk olsun tutuklu gaylesiz

Sevgili torunumu meleklerden alıp yüregimize koyduk
Dünyaya gelişiyle hepimize umut neşe canlılık geldi
..

Devamını Oku
Kemal Eyüboğlu

kuzeylisi horon teper
güneylisi kaşık tıklar
doğulusu halay çeker
batılısı zeybek seker
herkes bir neşe içinde,
ve bu ülke benim ülkem.
ülkem?
..

Devamını Oku
Arhoğlu Ali Kara

Bir zamanlar saçların simsiyahtı
Neşe dolu bir hayatın vardı
El alem sana hayran kalırdı
Şimdi ne oldun emmoğlu

Görmeyeli başından işler geçmiş
Kaderin sana birbir çektirmiş
..

Devamını Oku
Ebru Cengiz

ailenin reisi baba
anne evin kraliçesi
kardeş neşe için
ben ise evin çiçegi

sabah giderken annemin kahvaltısı
babamın küçük bardağı
..

Devamını Oku
Muhammed Karsu

Şimdi sen
Gönlü hoş eden
Bir neşe içinde
Bensiz

Şimdi ben
Aklı boş eden
..

Devamını Oku
Münir Akar

Bir zaman gelsede alsam hersiyimi gitsem!
Ne sevgiyi nede baska sey dusunsem
Istemiyorum Hayata dair bir nese
Kendimi sonsuzluk icinde hissetsem
Nedir cektigim bilmedigim insanlar bana yalanci cikti! Kalbimde olanlar ne?
Ne Mehtab i gordum gece
Ne? Gunesin tadina vardim gonlumce..
..

Devamını Oku
Reşat Sağlam

sen gönlümün neşe saçan gülümsemesisin
ansızın gelirsin en karanlık anıma denk gelir beni ısıtan gülümsemen kucaklarken soğuk nefesimi
ben ben olmaktan çıkarım
biraz sen
bir tutamda ben karışır rüyalarıma
mutluluğun düşüne ve realitesine takılır oltam
ve gözlerimde senin gözlerini seyrinde kalır ömrüm
..

Devamını Oku
Batuhan Ergün

Güneş parlıyor
Ağaçlar meyve veriyor
Çiçekler açıyor
Her evde neşe var işte bu gelen ilkbahar

Yazın müjdecisi,yaz onun hemen ertesi
Güneş çıktı çiçekler açtı
..

Devamını Oku
Fatih Demir

Yıllar geçsede unutamam seni
Hiç kimse alamaz bendeki seni
Kimsede göremem sendeki sevgiyi
Suya hasret toprak gibi
Çok seviyorum seni

Sen olmayınca yanımda
..

Devamını Oku
Vedat Şahin

Elde olsa kazısam, sözcüklerden kökünü
Kaldırsam gönüllerden, katır çekmez yükünü

Çıkarsam ipliğini, beş paraya pazara
Bir ikindi göndersem, sonsuza dek mezara

Beklese yılan çiyan, dört gözle yollarını
..

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Sersem âşığın ardından o hararetli konuşmalar yapıldıktan ve hemen hemen bütün masalar birleştirilerek hazırlanan sofrada, gülüş cümbüş bir öğle yemeği yendikten sonra dağılan kalabalıkla suyu çekilmiş değirmene dönen Virane’de canımız sıkılmaya başladı. Dede, tezgâhının başında ağaç yontmakta ve sigara içmekteydi. Duygu bulaşıkları bitirmiş, Ahmet üst katı kontrol etmiş, bahçeyi sulamış süpürmüş, çöpleri atıp gelmişti. Bizim kadro tamam olduğuna göre, ders saatine kadar dedeyi konuşturup dinlemek, en iyisiydi. Neşe’ye dedim, o da merak içindeydi. Duygu da öykünün devamını dinlemek için sabırsızlanıyordu. Orçun’a yavaşça fısıldadım. “Tamam! ” dercesine başını salladı ve ayağa kalktı, dedenin yanına gitti, oturdu. Başladı bir şeyler söylemeye ve yontulan parçaları ikişer ikişer eklemeye. Onlar, kapalı çarşıdan sipariş edilen kedili kalemliklerdi. Daha sonra vernikleneceklerdi.

Dedenin anlatmaya ikna edilmesi konusunda Orçun’dan beklediğimiz işaret gelince üç kız yanlarına gittik. Bahçeyi sıcak basmıştı, koridor estiği için daha serindi. Bu, tozlu ve rutubetli bir serinlikti. İlk geldiğimde: “Burada hayvan bile yaşayamaz! ” demiştim. Binanın içinde kalmaya, ağzımı burnumu kâğıt mendille kapatarak tahammül edebiliyordum. O halinden eser kalmamakla beraber, ortam tamamen iyileşmiş sayılmazdı. Çünkü tahtalar, yılların kahrını emerek yer yer çürümüş, taşların ciğerleri delik deşik olmuştu. Ahşap bina, son zamanlarını yaşamakta olan bir kalp hastası gibi halsiz, bedbin, hatta canından bezgin bir haldeydi.

Define de binadan farklı değil, onun yaşamakta olan insan haliydi. Bir başka şekli yani… Artık kullanılmayan, dip kısmı çürüdüğü için tozlu bir yol kenarına devrilmiş, telleri kopuk, fincanları kırık bir telefon direği gibiydi. Bir zamanlar harıl harıl iletişim kuranlara, sağlıklı bir şekilde ve olanca gücüyle yardımcı olmaya çalışan koca gövde, çürümeye terk edilen diğer taraflarıyla, elinden geldiği kadar hizmet vermeye devam ediyordu. Bir zamanlar, başında taşıdığı kuşlar tarafından terk edilmiş, tellerinde bülbüller şakımaz olmuş. Başka kuşlara mekân olmuş, bizim gibi. Kopuk tellerine konamasak da, gövdesinde dinleniyor, bülbüller gibi şakıyamasak da cıvıltılarımızla yalnızlığını paylaşıyor, vefayla başında bekliyoruz. Bu arada deneyimlerinden faydalanıyor, verdiği derslerle hayatlarınızı yönlendirmeye çalışıyoruz. Kayda değer her sözünü kaydediyor, ağzından çıkan her şeyi can kulağıyla dinliyoruz.
..

Devamını Oku