Hüznümdür, tren raylarında çakılları izlerken bilediğim.
Garlarda öksürüğüm vardı çatlamış duvarda makber çiçeği...
Bir gece nem ederken buldum kendimi,
Biraz müddet, iki tutam gençliğim.
Sırra kadem düşmüşlüğüm, kibrimden bıkmışlığım.
Hafif esinti sürerdi ben uyumuşken,
Ve beyazlarım ürperirdi ihtiyarlamış yanlarım sancırken.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




O kadar çok anlamsız sözcük yığınlarıyla dolu şiir kitapları var ki. Bu şiir tek başına bir kitap. Lakin makamı bilinmiyor çoğu yazarın ve şiirin. Bu şiir Diyar Yılmaz makamı.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta