Bekliyorum yolun ortasında
Bilmem nereye gider burası
Üzerninde silinik çizgiler
Kaybolmaya yüz tutmuş gibiler
Ben varım sadece oracıkta
Biraz da hayatım gibi
Yapayalnız bir başıma
Koşsam içimden gelmiyor
Duraam ayklarım izin vermiyor
Bazen yazılıp köşeye atılmış
İki dörtlük gibi hissediyorum
Bazen de dünyanın merkezi gibi
Ya hayatı sorguluyorum üstünde
Ya da “Boş ver!” Diyorum amansızca
Yürümekten daha çok yoruyor bu medcezir
Hercai-im annemin nazarınca
Gerçi kimin umrunda
Yalın başıma asfaltın üstündeyim
İşte başımda bir dert yumağı
Kalbimde bir boşluk
Ruhumda ince bir sızı
Siyah, simsiyah asfalt
Aklıma geliyor böyle giderken
Weykn celinda ...
Özeniyorum bazen
Bekliyorum bulurum diye
Artık tek derdimin.
Aşk olmasını istiyorum
Kaçış binevi benim için bu
Yaşam kuyusuna inmekten
Daha kolay geliyor
Anlam veriyorum ya bir de aptal gibi
Aynaya geçip diyemiyorum ya kendime
Senden bi bok olmaz oğlum diye
Yaşarken kandırıyorum kendimi
Kandırdıkça acı çekiyorum
Acı çektikçe kaçmaya çalışıyorum
Sanki kendi gömleğimden tutmuş
Kaçarken kendş kendimi geriye çekiyor gibi
Saatler saatleei kovalıyor ama ben hala
Bir baltaya sap olamıyorum
Böyle diyip kurtalmıyorum da
İçimdeki buhranı önceden sezemiyorum
Yanardağ gibi sessizce büyüyor
Bir bakmışım etrafa vahşet saçıyor
Alevler! Küller püakürüyor etrafa
Engel olamıyorum kendime
Ama kimşn umrunda
Ne de olsa asfaltın üstündeyim
Gidiyorum işte bir yere
Ulan! Tarifi de yok yolun
İşte şeritleri silinmiş asfalttan
Çift şeritli karanlığa giden bir yol
Bir şey farkettim ey dost
Burda bile kaçıyorum bir şeylerden
Bak nelerin buhranı var dedim içimde
Yürürken hiçbiri yok asfaltın üstünde
Kaçıyorum çünkü ey dost, ey sevgili!
Hayattan kaçıyorum,
Geçmişten, acıdan, gelecekten
Bilinmeyenden bilinen gerçek ve yalanlardan,
Ama en önemlisi
Kendimden...
Kaçacak kadar korkağım işte
Kendimle yüzleşemeyecek kadar korkak
Kendimi oturtsalar karşıma
Deseler iki çift söz etme hakkın var
Önce bi bakarım gözlerime
Derim insanlar bakışlarımdan anlayamıyor mu acaba içimdeki acıyı
Önce iyi bi bakaım gözlerime
O barajları dolduracak gibi akan yaşların
Kaynağına...
Sonra derim kendime
Kaçma, yüzleş kendinle!
Belki akıllanırım da
Geriye gitmek gelir şu lanet asfaltın üstünde,
Geleceği görüyorum inanır mısın?
Ben akıllanmam!
Benim reçetem;
Bir tabure, boyumun iki katı bir tavan, sapasağlam bir ip...
İnsan kendi kendnin doktoru der annem
Haklıymış! Bak nasıl da yazdım reçetemi!
Şimdi sırasa eczane bulmak var!
Hay aksi geç oldu saat nerden bulayım açık eczane
Aman boşver ne de olsa asfaltın üstündeyim
İşte her şeyde olduğu gibi yine ama diyerek asfaltın üstündeyim.
Bomboş, karanlık, yarısı silinmiş şeritleri olan, nereye gittiği belli belirsiz, öyle dümdüz bir asfalt, sorarlarsa söylersiniz...
Kayıt Tarihi : 27.11.2022 23:08:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!