Allah’tan geldik ve Allah’a gidiyoruz ..
Peki ya şimdi nerdeyiz ?
Ayaklarımın bastığı zemin, yankılanan sesim, soluduğum hava belirleyebiliyor mu koordinatlarımı ?
Peki ya yönüm? Hislerim mi geçen kalbimden ?
An be an halden hale dönen yönünü doğru bulabilir mi ?
Peki ya alıcılarım reseptörlerim..
Tespit edebiliyor mu “hal”imi
Hani şu son teknolojiyle bilinirken uykumun REM’i, nicedir bilinir mi kalbimin hali
“Yâ mukallibel kulûb, sebbit kalbî alâ dînik.”
(Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl.)
Evet doğru din sabit de ben sebat edebiliyor muyum ?
Yol uzun, meşakkatli, durulamayan, geri dönülemeyen..
Kimi zaman hoş kokulu papatya tarlası, kimi zaman içine çeken bataklık
Geçmek bilmeyen saatlerin yerini alan ışık hızı
Başın döndüğünde çalışsanda tutunmaya, bir rüzgar alıp götürüyor bilinmeze
Güneşi (sav) hissedebildiğin ölçüde fısıldarsın rüzgara, doğrultursun yönünü
O rüzgar ki Ol emriyle olur Burak..
Koordinatların kontrolü için verilmiştir beş vakit..
Alet kutusundaki ingiliz anahtarıdır iman
Valizine tek sığdırabildiğin niyet ve amel
Varamasan da menzile
Karınca misal, boyun büküp sığınırsın Rahmetine..
10 Eylül 2025
Elif Ece DoganKayıt Tarihi : 15.2.2026 19:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!