Çivisi çıkmış şu dünyanın
her tarafında gözyaşları akarken,
asker sivil demeden insanların
üzerine bombalar yağmur gibi yağarken,
seni düşlerim, seni istiyorum
neredesin ey BARIIIŞ?
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Neredesin Ey Barış?
Çivisi çıkmış şu dünyanın
her tarafında gözyaşları akarken,
asker sivil demeden insanların
üzerine bombalar yağmur gibi yağarken,
seni düşlerim, seni istiyorum
neredesin ey BARIIIŞ?
Kahpelik kalleşlik kol gezerken
gecenin karanlıkları ihanete siper olmuşken
senin adını kullanarak işgaller sürerken
tüyü bitmemiş yetimlerin canı alınırken
seni düşlerim, sana seslenirim
neredesin ey BARIIIŞ?
Ne ağıtlar yakıldı, ne türküler söylendi
ne kelepçeler vuruldu, zindanlar doldu
seni isteyen herkes fişlere yazıldı
sana bile savaş açtılar biliyor musun?
Seni özlerim, seni düşlerim
neredesin ey BARIIŞ?
Allahın adını anıp kurşun sıktılar
Âlinin türbesine bomba attılar
köy kent demeden yakıp yıktılar
seni getirmek adına yola çıkanlar.
Seni isterim, sana hasretim
neredesin ey BARIIIŞ?
İnsanız diyenler insan olmadan
savaşların yerini barış almadan
dünya insanları özgür olmadan
sana hasret bitmez bu gönüllerde
seni isteriz, sana yanarız
neredesin ey BARIIIŞ?
Seherin bir vakti kapılar çalsa
beklenen özgürlük içeri dalsa
insandan insana mutluluk aksa
yinede bitmez sana özlemler
yine seni isteriz, sana taparız
neredesin ey BARIIIŞ?
(Dünya Barış Günü tüm insanlık adına kutlu olsun)
Kral Sergin Köln
02-09-2004, 01:08
Erdal İrfan
Biz Barışı istemeye devam edeceğiz ,barışı dolu günleri ölemle bekleyeceğiz beklerken boş durmuyacağız çalışacağız .
BAŞRIŞ İÇİN ,KANSIZ YARINLAR İÇİN DÜŞÜNECEĞİZ YAZACAĞIZ AMA HEP BARIŞ İÇİN HAYKIRACAĞIZ...
YURTA SULH CİHANDA SULH .MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.
Duyarlı yüreğini tebrik ederim
Barış dolu bir Dünya dilerim
selam ve sevgimle
Eski, ama eskimeyen dostum !
Gökyüzünden şu bembeyaz sayfaların üzerine dökülen pırıl pırıl yıldızlar mı ,yoksa can dostumun yüreginden çiseleyen yagmur damlalarımı.?
Bir o kadar duygulu bir o kadar içli.
Gönlümü ıslatan şiirinizle sırılsıklamım.
Duygu rahmetinden bizleri esirgeme. Gönlünce yaz.Duyguların bereketli, kalemin güçlü olsun...
Sevgilerimle________emily53
böyle bir zamana uyarıcı bir şiir olmuş
kutları
macide gürşah
Dünya barış gününü asla kabul etmiyorum sevgili dost. asla. Bu kadar kirlenmişlik ve bu kadar harabeye dönmüş bir dünyada içi boşaltılmış bir barış günü nasıl kutlanır aklım almıyor. Her tarafımız barut kokusu, her yanımız savaş çığırtkanlığı ile doluken nasıl barış gününden söz edilebiliyor bilmiyorum.
Çok çok güzel dileklerinize yürekten katılıyor gerçek barış günlerinin en kısa zamanda gelmesini diliyrum.
Sizi okumak bir ayrıcalık dost. Kaleminiz hiç susmasın. Sevgilerimle
barış umudu için dizelere akmış bu yüreği kutlarım
hergün barış olması dileğiyle
barış ve kardeşliğin neferleri olmalı insan
Sadece Barış
Kanlı tarafındayım yumruğun.
Yüreğin en sancısında damarlarla çevrili.
Ve yağlı kurşun akar üzerimden.
En gür sesi çocuğun.
hançeresini yırtarcasına bir haykırış sürüsü.
Kanla yoğrulmuş, savaşın olmama durumu.
Bağrında öle öle büyüdüğümüz.
Ve rüyalarımızı esirgemediğimiz üzerinden.
Şarkımızda ve şiirimizde bitmeyen öyküsü.
Bir hasretlik.
barış için savaşın yakıcı süngüsü.
İstemeye yeltendik.
Sadece barış.
Fazla durma üzerinde bunun.
Bir saman alevi.
Bir katar göçüşü diyardan.
Yükü ağır masumiyetin son umudu.
Bulutlara saklanmış başı.
Yarı yerinden koparılmış.
Bir dağın gömülmüş açık niyeti.
İstedim, istedin, istiyoruz.
Çok dedik, ısrarımız bundandır, diretmemiz bundan.
Sadece barış.
Çivisi çıkmış şu dünyanın
her tarafında gözyaşları akarken,
asker sivil demeden insanların
üzerine bombalar yağmur gibi yağarken,
seni düşlerim, seni istiyorum
neredesin ey BARIIIŞ?
Kahpelik kalleşlik kol gezerken
gecenin karanlıkları ihanete siper olmuşken
senin adını kullanarak işgaller sürerken
tüyü bitmemiş yetimlerin canı alınırken
seni düşlerim, sana seslenirim
neredesin ey BARIIIŞ?
Ne ağıtlar yakıldı, ne türküler söylendi
ne kelepçeler vuruldu, zindanlar doldu
seni isteyen herkes fişlere yazıldı
sana bile savaş açtılar biliyor musun?
Seni özlerim, seni düşlerim
neredesin ey BARIIŞ?
Allahın adını anıp kurşun sıktılar
Âlinin türbesine bomba attılar
köy kent demeden yakıp yıktılar
seni getirmek adına yola çıkanlar.
Seni isterim, sana hasretim
neredesin ey BARIIIŞ?
İnsanız diyenler insan olmadan
savaşların yerini barış almadan
dünya insanları özgür olmadan
sana hasret bitmez bu gönüllerde
seni isteriz, sana yanarız
neredesin ey BARIIIŞ?
Seherin bir vakti kapılar çalsa
beklenen özgürlük içeri dalsa
insandan insana mutluluk aksa
yinede bitmez sana özlemler
yine seni isteriz, sana taparız
neredesin ey BARIIIŞ?
Beğeniyle okudum.
Doğru söze ne denir...
Kutlu olsun...
Kutlarım
Saygımla
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta