Dağların zirvesinin karları duruyorken
Karların tepesinde dumanı tütüyorken
Dumanında gecenin gündüzden kaçıyorken
Hep seni soruyorum neredesin cananım
Kadim yollardan aşıp sulak vadiye varıp
Şırıldayan nehirden engin maviye varıp
Masmavi denizlerde yüzen mahiye varıp
Hep seni soruyorum neredesin cananım
Öbek öbek oluşan yemyeşil ağaçlardan
Ağaç kovuklarında yuva kuran kuşlardan
Kuşların her neviyle geçerken ovalardan
Hep seni soruyorum neredesin cananım
Gecenin sabahında açmış olan güllere
Güle türkü çığıran sersefil bülbüllere
Bülbüllerin sesinden muzdarip gönüllere
Hep seni soruyorum neredesin cananım
Nerede hasretinin kesretinden yandığım
Nerede mahzenlerde o kıymetli sandığım
Nerede esrarına günden güne daldığım
Hep seni soruyorum neredesin cananım
09/06/20
Derdi DercanKayıt Tarihi : 8.9.2022 13:52:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiirdeki yâr kavramı hikayesi tamamen hayal ürünüdür. Buradaki esas amaç; gerçek yâr olan Hakk Teala'ya varabilme adına, sınav yeri olan bir dünyadan O'nun(cc) huzuruna pürpâk bir ruhla çıkabilme noktasında insana eşlik edecek bir yardımcıya hacet duyma kaynaklıdır. Yoksa sadece nefsanî duygularını gidermek ve beraber dünyaya meyletmek maksatlı değildir. Geçici bir dünyada kalıcı hasarlar bırakmamak en doğru olanıdır. Hele hele namahrem olan biriyle kafe köşelerinde karşılıklı kahve yudumlamak yada tenhalarda buluşmak hiç değildir. Hem bunlar bir müslümana yakışacak ve tasvip edilecek türden şeyler değildir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!