Allah kulları,ne umuyorsunuz şu dünyadan?
Konuksunuz bir vakit için,borçlusunuz,
İstenecek sizden o borç.
Ömürleriniz sona ermede;
Yaptıklarınız yazılıp bilinmede.
Niceleri vardır işi düzene koymaya çalışır;
Nice zahmet çeken vardır;
Sonunda bozulur gider o iş.
Öyle bir zamandayız ki hayır geri kalmada,
Şer çoğalıp durmada;
Şeytansa insanları helâk etmeyi ummada.
Bir zaman ki şeytan kuvvetlenmiş,
Düzeni her yanı tutmuş, kolaylaşıp gitmiş.
Dilediğin tarafa bak; yoksulluğa düşmüş fakirden,
Allah"ın nimetini küfre değişmiş zenginden,
Malını çoğaltmak için sakınan nekesten,
Kulağı öğütlere sağır olmuş inatçıdan
Başka bir kimseyi görebilir misin?
Nerede özgür insanlarımız?
Nerede temiz kişilerimiz?
Nerede cömertlerimiz?
Nerede kazançlarında sakınanlarımız;
Yol-yordamında temizliği güdenlerimiz?
Hepsi aşağılık dünyadan göçüp gitmedi mi?
Şu tez geçen,dertli,âlemi terk etmedi mi?
Onların zamanında dudağını bile oynatamazlar,
Onları anarken baş sağlığı bile dileyemez artık.
Bozgun meydana çıktı; kötülüğü değiştiren yok.
Zulüm ortalığı kapladı; kendini bile kurtaran yok.
Bu işlerle mi!
Allah"ın tertemiz yurduna gitmeyi umuyorsunuz;
Kadri yüce dostlarından olmayı istiyorsunuz?
Ne kadar da uzak.
Düzenle Allah"ın cennetine girilemez;
Ona itâat edilmedikçe rızası elde edilemez.
Allah lânet etsin terk ettiği halde iyiliği buyurana;
Yaptığı halde kötülüğü men etmeye kalkışana.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta