Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar: - Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki, ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.
Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgarlara karışır gider.
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




ta lise yıllarımdan beri ezberimde duran bir şiir. düşünün ki ne kadar kuvvetli
Harika
Gel desin de siir de bitti ben de bittim
Çocukluğumdan hatırladığım bu güzel şiiri yılların ardından okumak beni eskilere gotürdü.Bir sevgii cıksa da gunun birinde neredesin dese bana en candan sesiyle.
Üstad döktürmüş, tam Top 100 listesine yakışan bir şiir..
Tasavvufi ve içsel şiir....Herkes arayış tadır, arayanlar bulamaz..Ama bulanlar arayanlardır veciz sözünü hiç unutmam.
Lise edebiyat kitaplarının vazgeçilmez şiiri: Nerdesin?
Anlayanı az olsa da, hiç olmazsa birkaç şiir tanıtıyorlar işte!
bu şiirin devamı nerde
Nerdesin (Nazire)
Geceleyin tek dost bana uyku mu
Bir büyük istifham sorar nerdesin
Başıma yığmışım tonlarca kumu
Bin çılgın düşünce yorar nerdesin
Bu sonsuz kainat yani ol âlem
Tesadüf oluşmuş yazmış bir kalem
Yıkılsın her duvar düşsün her kalem
Gönül maşukunu arar nerdesin
Ne zaman tutulsam bu sırlı aşka
İçimdeki sesin lisanı başka
Ayağına turap olsaydım keşke
Medet ey Ahmed-i Muhtar nerdesin
Mehmet Binboğa
Ağustos 2011
Eskişehir
'Nerdesin?' Öncelikle bu soruyu iyi irdelemek lazım. Neden? Soruyu soran Kim? Şair mi, Allah'ı arıyor, Allah mı şairi arıyor? Bana kalırsa: Allah şairi aramaz. Çünkü Allah şairin nerede olduğunu veya neyle iştigal ettiğini bilir. Ama şair, Allah'a gittiği yolda, yolunu kaybedip (yanlışlıra düştüğünden) kendisini bu yanlışlardan kurtarması için ve doğru yolu göstermesi için, Allah'tan doğru yolu göstermesini istemektedir. Yani: Allahım nerdesin? Beni bu düştüğüm yanlışlardan kurtar. Anlaqmında bir niyaz olarak algıladım.
Basit gibi görünen bu şiir aslında çok anlamlar içeren, derin bir şiir.
Şairimize Allah rahmet eylesin.
hamdi tanpınar'ın kutsi tecer'e gönderdiği mektupları okumuştum..biri hükümette yani ankara'da..diğeri istanbul üniversitesinde hoca...her mektupta aynı muhabbet...kutsi'ciğim; bana biraz araştırma bursu ayarlasan da arupayı bi görsem.hayaliyle yaşamaktan bıktım..sanatımı bu fasit daireden çıkarmam lazım gibi muhabbetler..demek ki tecer tanpınar'dan daha beyazmış o zamanlar...ha bir de ortak arkadaşları necip fazıl'ın hakkında söyledikleri..kıskançlığın ağa babasını gördüm ben orda...neymiş...necip fazıl çıkardığı dergide kendi şiirine gerekli güzellikte bir yer ayırmamış...ama necip fazıl'ın şiiri hep dergilerde baş sayfada büyük fontla çıkıyormuş ....(bunlar tanpınar'ın yazdığı mektuplardan)ha bu arada mektuplar dokuz yüz otuz beş,otuz altıda yazılıyor...ha bu arada fazıl da yahya kemal gibi bir şairin sağda solda kensisine düzdüğü methiyeleri bile duyamayacak kadar aklı başından gidik...
ama tecer'in edebiyata yaptığı en büyük hizmet yazdığı şiirler veya maarif vekaletinde yaptığı türlü hizmetler değildir..o ki aşık veysel gibi bi ozanı tutup çıkarmıştır gizlendiği bal kovanından..hatta yanlış hatırlamıyorsam kutsi tecer teklif etmiştir veysel'e gözlerini açtıralım mı diye...cevabı hatırladınız mı; gözlerimi açtırıp da dünyamı karartmayın benim...ufff be...
neyse benim aklımdaki bu silik malumatın belki de tamamı hatalıdır...
ortada bi gerçek varsa o da tecer'in genel de zayıf olan şiirleri içinde bu şiirin müstesnalığı...bu 'ses'e dair de bişeyler yazmayı çok istiyorum ama banim tutarsız tarifler 'ses' in büyüsünü bozar diye kasıtlı susuyorum...
bu arada istanbula taşındığımdan beri benim de geceleri uykumu bir ses bölüyor...sonra bi ses daha..sonra bidaha...
ne yaparsın..kalabalık işte...
Bu şiir ile ilgili 109 tane yorum bulunmakta