Memleket çalkalanıyordu o gün. 24 Nisan gecesinde 2004’ün.
Yoksul, yaşlı bir kadın; yemenisini sarıp başına, süzüldü kerpiç evinden Lefkoşa meydanlarına...
Yürüdü koltuk değnekleriyle yaşlı kadın. Yürüdü ağır aksak. Sardı meydanları. Sardı Lefkoşa’yı. Tüm Kıbrıs’ı sardı yoksul, yaşlı kadın.
Herkes gördü...
Nenem benim...
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Tüylerimin diken diken olmasını,yüregimin acımasını sağlayabilmek bukadar kolaymıydı?......tebrikler .
Kıbrıs türküleriyle buram buramdın nenem.
Abanıp koltuk değneklerine,
Coşkuyla ve muhkem,
Salını salını Kıbrıs geliniydin.
Endamın umuttu.
Duvağın özgürlük.
Duvağın ne güzel senin...
Ellerinden öperim nenem.
Sabır kokulu ellerinden...
tebrikler çok güzel kaleme almışsın selamlar
Turhan Toy
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta