Akan bir nehir mi zaman mı yoksa
Nereden nereye geldik arkadaş
Göklere yükselen duman mı yoksa
Galiba ateşe daldık arkadaş
Çok şeyler söylendi gökler inledi
Hameset türküyü herkes dinledi
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




sevgili hocam uzunca bir zaman nete giremedim rahatsızlığım nedeniyle aldığım haplar beni uyuşturdu şiire gelince inceden inceye bir taşlama şiiri olmuş kutlarım
Hayatı kestirmeden yol gösterendi şiiriniz nicelerine
cemiyetin genel durumunun özeti gibi şiir.
tebrikler efendim.
Mükemmel güzellikte bir şiirdi. Taşlama da diyebileceğimiz ama yumuşak üsluplu, sohbet eder tarzda ve gayet doğal sözcüklerle ilmek ilmek işlenmiş, yapmacıksız, yalansız, zorlamasız ve hem göze, hem kulağa aynı anda hitap edebilecek güzellikte bir eserdi.
Koşma tarzının en çok kullanılan hece kalıbı olan (6+5)'lik 11 hece kalıbı başarıyla uygulanmış, güncel ve herkesin bildiği sözcükler özenle seçilmiş. O kadar doğal ki kendiliğinden yanyana gelmiş gibi duruyor bütün sözcükler.
Gerçekten de örnek alınacak tarzınız, sanat ve şiir anlayışınız var. Yumuşak üslup ve kırıp dökmeyen, incitmeyen ama taşı tam da gediğine koyan ifadeler...
Hani örneğin kafiye uydurmak için zorlandıysam veya kulak tırmalıyorsa yazdığım hiç acımam yazdıklarımı yırtar atarım. Kıyamadıklarım da birkaç sayfa dolusu yarım şiirler halinde bekler tamamlanmayı. Bu çalışmalarımda da en çok sizin bu üslubunuzu bulmaya çalışıyorum açıkçası.
İçtenlikle kutluyor, saygılarımı sunuyor, izninizle şiirinizi Antoloji listeme alıyorum.
Vallahi harikaydı şiir. Kutluyorum Bedri Hocam. Gönlünüze kaleminize sağlık...
Selam ve Saygılar...
Bir değişiklik var gibi ya da sıradan olmak sevilmiyor sanki . Anlamlı şiiri ve sizi kutlarım üstadım.
Aslında değişen tek şey biri birimizi düşman belletenlerin artmışlığıdır.
Dış düşmanlar hep aynıydı. Ama içeride, farklı ülkülerde de olsak, bekamız söz konusu olunca, biz kenet halindeydik. En azından bir zamanlar. O yüzden bölünmezdik.
Ama şimdilerde, korkum o ki, papazı bulmamıza az kaldı.
Saygılarımla.
Haklı sorgulamalar, yaşamın içinden anlamlı mısralar.
Kutluyorum Hocam.
Saygımla.
Tebrikler
üstadım,
kutluyor
ve
selamlıyorum.
Olanları anlayan beri gelsin. hesaplar tutmuyor; evde ayrı, çarşıda ayrı. Söylenenler fikre ayrı, akla ayrı. yapılanlar bizde farklı, komşudaki daha bir farklı. Galiba hapı yutuyoruz arkadaş... Yüreğine sağlık.
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta