Hani...
ılık rüzgarlar eserya
mehtaplı yaz gecelerinde...
Her seni gördüğümde
Sıçak çölde
kızgın kumlar üzerinde
sürünen bir yılan gibi
sürünerek sana geliyorum
Vucuduma sinmiş ayrılığın buruk kokusu
gideni yolcu etti gözlerim
vicdanımın sessine MERHABA dedi dillerim.
Matem karası bir gecede
Resmini çekiyorum hayatın
yaşanılan her anın
tiyatrosunu seyrediyorum yaşamın
senaryosunu ezberliyorum insanlığın
albümünü yaptım artık bu hayatın
Gözlerimi açtım kitli bir kutu içinde
üstümde tonlarca ağırlık var
bunu hissedebiliyorum
çok karanlık
bunaltıcı ve dar
Gülmekmi oda ne?
bende herseyi bildiğimi sanıyordum
oysa bilmedigim ne çok şey varmış
gülmekte neyin nesi
Mrb,
tbrk ederim şu satırlarınız bir harika...
...
ve kırılır kalemim en sonunda
asılır günahlarım yağlı bir urganla
sonra…!
Sevaplarım, günahlarımla yüzleşecektir darağacında
susmalıyım… eğer konuşursam
başarılı bir çalışma, bence susmayın. saygılarımla.
slm cnm arkadaşım gzl şiirlerinle insanlrı fetettin bna gösterdiğin o gzl şiir kitapların kasettlerin muhteşemdi inşallah daha iyilerini yazacaksın bende alacağım okuyacam seni seviyorum ve seni tanıdığıma gerçekten memnunum inan bana başarılar senin peşini hiç bırakmasın inşallah diyorum....
...
en güzel duygularla antoloji ailesine hoşgeldin arkadaşım
saygılar Orhan Ateş