güneş de alıp başını gidende
bir hüzün çöker akşamlara
bir hayalet şehir olur İstanbul
ne evine dönmenin sevinci
ne kendi hayatında
iktidar olmanın gönenci yeter
zamanı akıtan
nehir taşkınlarına tutulur yürek
---- yorulur gönül
varlıkları
en halis ipliklerle dokunan
ve yüreğimize
dayanılmaz kokularıyla
karanfiller gibi düşen
---- çocuklar
soframızın çapı
bileğimizin gücü kadar
aş ve ufuklar sunduğumuz
---- çocuklar
sanki
bir hiçlikten gelmişçesine
kucaklayıp boşluğu
güzel gözlerini
kıymetsiz zamanlara yakıyorlar
ve yeşil küller gibi dökülüyorlar
küçücük parantezler içine
---- geleceksiz
hayalleri yok
soruları yok bu çocukların
ekmeğin derdine dair
gün olur
senin olur bu çocuklar
taşla toprak arasında
sıkışır ellerin
gördüklerine inanamazsın
duyduklarını
akıllarda bir yere koyamazsın
yedi yerinden kırılır belin
üşürsün zemheri bir soğukta
kendi hayatında
iktidar olmanın gönenci yetmez
sırtında bir kambur büyür
aynalara bakamazsın
güneş çakılıp kalır ufkun ardına
bir hayalet şehir olur İstanbul
korkudan ve kahırdan yatamazsın
Kayıt Tarihi : 12.9.2006 14:59:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (3)