Nefretini yaz bana
bırakacağım kadehi
kedileri üzmeyeceğim.
Yaz bana nefretini
Yüreklen biraz.
Bir kalan var üç giden.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Alakanıza teşekkür ederim Tayfun bey. Saygıyla..
Nefretini yaz bana
bırakacağım kadehi
kedileri üzmeyeceğim.
Yaz bana nefretini
Yüreklen biraz.
Alakanıza teşekkür ederim Tayfun bey. Saygıyla..
bencede güzel farklı geldi bana en azında bir anafikri var tebrikler.
Nefretini yaz bana
bırakacağım kadehi
kedileri üzmeyeceğim.
Yaz bana nefretini
Yüreklen biraz. .............Affan dede çok hoş bir şiir nefretini yaz bana derken sitem eden biraz sen gibisin ;) kutlarım yüreğinii..
Usta kaleminiz hep çağlasın sular seller gibi varolun saygılar hocam .
'Şimdi uzaklardasın...'
'Gönül hicranla dolu...'
Çalan şarkı sorar, ben de söylerim.
Çözemem bir türlü
neydi nefretin?
De artık yüreğini.
Yüreklen biraz.
Bana nefretini yaz
Yüreklen biraz.
****
Bu hicazı ne zaman dinlesem gözlerim dolar ..
mükemmel bir işleyiş ..
hüzünlü de olsa...beğeni ile okudum ..
..
Şiirdi...
neden nefretle biter aslında nefrette değil ki adı öyle denince mi daha çok acıtır acaba .. unutmayı mı kolaylaştırır .. nefret ediyorum senden sözü ne kadar doğrudur onca yaşanmışlık varsa .. yoksa sadece dilimiz söyler ya yürek dilimiz .. ne acıdır sevgiliye öyle bakmak yada öyle sanmak benden nefret ediyor diye düşünmek .. oysa onca yaşanmışlık geçerken mutlulukların resmi geçidi yapılırken ağlayan gözlerimizn önünden .. ne kadar doğrudur nefret ...
acımızdandır diye düşünüyorum ..
sanmıyorum ki iki sevdalı yürek sonuç her ne olursa olsun ayrılık bile olsa nefret denen o duygu
yaşanan her ne ise acıların boğazımıza kadar gelmesi gibi belki de çıkmazlardaki son cümleler...
hep öyle sanılıyor severken nasıl olur nasıl biter nasıl çeklir böyle ansızın kara bir boşluk ve nefret kelimesi baş rol oynar sanırım da
ne kadar gerçek işte mesele o her nefret ediyorum diyen gerçekten mi nefret ediyordur ...
her ne olursa olsun
kimseler nefret tohumu ekmesn yüreklerine ..
çok acı ya .. her kimi anıyorsa ondan nefrtle bahsetmesi .. yaz diyor şair kolay mı belki de o kızgınlık geçmiştir de ne biliyim yerine çok güel kelimeler gelmiştir de gurur izin vermiyordur ..
öyle bir olumluluk ekiyim dedm bende ..
nefret eden birinn yüzünü düşündüm de ..
nasıl yazabilir yada bu zamana kadar yazmadı ise ki sıcasığı sıcağına olsa belki de .. neyse
takıldık plak gibi :)
.....
Emek verilmiş şiirinizi kutluyorum ...
Başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum ..
sevgiyle sağlıcakla kalın ..
Bana nefretini yaz..Yürekten olsun..
Sayın Dede,güçlü anlatım,tebrikler,saygılarımla+10
yürekten geldigi gibi
nefretini yaz
yaz biraz
kutlarım
Sevgili dost : Affan DEDE,
Gönülden kopup gelen duygularla ustalıkla yazılmış muhteşem bir şiir olmuş. Kardeşimin kudretli kalemi daim olsun ve her dem seçkin eserlerin altına imzasını atsın. Beğenerek ve saygı duyarak okuduğum bu şiirin hakkı olan tam puanı gönderiyorum.
Her şeyin en güzeli sizi ve sevdiklerinizi bulsun efendim. Sevgi ve saygılarımın kabulü ricası ile...
Dr. İrfan Yılmaz. Tekirdağ.
şiirinden ne adam olduğun belli oluyor sanatkar insanlarada saygısızlık edişin bundan kaynaklanıyor
senin boyundan fazla eser yazdım ben dostca davransaydın faydam dokunurdu topllumada verebileceğin nefret duygusundan başka birşey değil
bana yaptığın saygısızlıktan dolayı sizi kutlayamam
Bu şiir ile ilgili 40 tane yorum bulunmakta