Artık gideyim ben çok dönüşlerim oldu
Her dönüş basamağında bir düş boğuldu
Bir pusu ki basamak basamak kuruldu
Karanlık sokaklara hasret
Ruhunu şeytana satmış lambalar
Yağmura kedinin gözleri dert
Masamda dağınık kitaplar odam alacakaranlık
Söz muazzezde muazzezse veda busesinde
Perde aralığından düşerse de sokağı saran karanlık
Uykular demir aldı çoktan, limandan izler güvertede...
Güneşin iki gözü çıksın yakmazsa teni
Kırmızı tavşan hasta bugün monalisada yeni
Ayaza inat gök yarılsın kar yağsın gözlerine
İncir kokusuna çığlıklardan bir kasım sesi
Akşam sarmakta bu deli şehri
Ve yine yol görünür herkese
Biçare yorgun düşen bedenleri
Ter kokusu karşılar metrobüste
Akşam sarmakta bu deli şehri
Ve yine yol görünür herkese
Biçare yorgun düşen bedenleri
Ter kokusu karşılar metrobüste
Mülteci duyguları yaşatır metrobüsler insana
Binmek şöyle dursun inemesin ki durağında
Burda herkes tanıdık yabancı yok artık aramızda
Hangi çağdayız Allah'ım bu nasıl bir insanlık
Ve yine metrobüsteyim mülteci duygularım kabarık
Teknolojide zirvedeyiz insandan hava yastığı yaptık
Cumhur perişan cumhur karga tulumba kimin umurunda
Sebeb-i halimize olanlarla aynı gün Cumhuriyeti kutladık
Sabahın ilk ışıklarıdır katili gecenin
Ölümün ölüşünde gizemi mahşerin
Ve yeniden anlam bulan bedenlerin
Bir bebeğin gülüşünde geceye çıkar...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!