Susuyoruz..
Kırık aynalara sarılmış bedenimiz
Kendi kendimizle konuşuruz
Sıra gelmiyor başkalarına
Çok daireli
Az duygulu şehirler
Ah bir ben mi susuyorum!
Gözümden öpecek bir yer bırakın..
Caddeler genişliyor
Kentler büyüyor
Işıklar dağılıyor
Ellerimi tutacak bir dal bırakın
Yorgunuz,
Yorgun bir işçinin resmini çizemeyecek kadar
Trajik mektuplarımı hatırladım
Beyaz bir kağıt daha verin
Susuyoruz, her şey hayata benzer aslında
Senfoniler,
Şiirler,
Kurulu düzenler,
İllegal sabahlar...
Susuyoruz, yaralandığımız yerden
Saklanıyoruz, gözlerimizdeki ölü çocuklardan
Ve bu yüzden uyku haram...
Korkular saçıyoruz harflere
Ve devriliyor bütün iyi niyetli cümleler birer birer
İz bırakacak tenimiz yok toprağa
Çiçeklerin, alınma ihtimalini düşünün!
Zehir zemberek bir devran
Susmak,saklanmak
Oysa daha dün çocuktuk
Tel örgülerden korkmayan
Kaçan bir top için...
Elmacık kemiklerimiz belirgin ve adlarımızı sorardık birbirimize
Sanki birimiz oyunu bıraksa
Sokak bir cenaze olurdu
Susuyoruz,unutulmuş günahlar çin
Bin yıl geçse de ,bir sevaba tutunuruz
Biz böyle yılgın,
Biz böyle ölü ve diri..
Gülüyoruz
Otopsisiz halimize
Anlamıyorsunuz dedim bir sabah, suskun bir çığlık içinde
Kof bir keder değil bu
Vakitlerden kehribar
Kuşlar hep mavi bir yuvarlak resimdir
Yıldızlar ne haylazdır ,yaz akşamları
Demli çayın yanındaki tütünün heyecanı
Sıvasız bir duvarın önündeki bir türkü
Okul sıralarındaki kalemtraş nöbetleri
Yavrusunu bekleyen ceylan
İlk öpüşler
Sinemada terleyen eller
Neden susuyoruz?
Kayıt Tarihi : 22.8.2025 17:26:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!