abuk subuk kurallarınız
her gün acayip
ve farklı boyuttaki
sapkınlıklarınız
anlamsız dayatmalarınız
nemalandığınız arpalıklarınız
giderken Eylül
sadece yaprakları mı
döküyor sanırsın
içimizden de
ne çok şeyleri
alıp götürüyor
mahalle yanarken
saçını tarayan orospu misali
duyarsız
umarsız
kaygısız
ülkenin dört bir yanı
Anadolu’dan höykürülen
gırtlaktan söylenen
yanık türküyüm ben
ayrılıkta
yoksullukta
ölümde
eskilerde
göğsümüzü gererek
umut doldururduk yüreğimize
şimdilerde
dehlizler karanlık
tünel ışıksız
bir Ağustos gününde
parçalı bulutlu
yağmurlu
sağanak sonrası
güneşin
neşeli tebessümü
karmakarışık yaşanmışlıkların
umut dünyasına
kısır tartışmaların
eksik yüreklerin
mumla aranan hürriyetin
iflas etmiş duyguların
sıkılmış yumruk
içimiz buruk
elimizde sevdalının eli
sarsılmaz inançla
ıtır kokulu
dağlarda gezeriz
ne geçmişte
ne bugün
umut gelen günde
sende
istencinde
umut yüreğinde
ne yılgınlık
ne yıkılmışlık
bu sene
yeniden umut ekiyoruz
toprağa
geleceğimiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!