engelli koşunun
bitmek bilmeyen
yıpratıcı
ilk yüz metresi koşuldu
vukuatsız
zahmetsiz
hangi gelenekten
gelirsen gel
hangi söylemden yana
olursan ol
neyi
savunursan savun
tutarlılık
nedir desem
üç aşağı
beş yukarı
ayni şeyler söylenir
geçmişin derinliklerine
ay tutulmasında
zifiri koyulukta
karanlıklardayım
günlerim hep gece
dünlerim yaralı
tut elimden çıkar beni aydınlığa
ipsiz sapsız sürecin
bir ucundan tutuyorum
öbürü kaçıyor
ulaşamıyorum
kavrayamıyorum
kaldıramıyorum
bir soluk
bir yürek atımı
bir koşu geldim
öksüz bırakma
yaralı yüreğimi
ve tut elimi
tut ki gelmedim
arayıp, sormadan
başına buyruk
çekip gidecek misin
tut ki ben yokum
elinin değmesi
yüreğinin
işmar etmesi
sevdanın göz kırpması
duyguların yakınlaşmasıydı
heyecanlandıran
ciğerin
her acıdığında
yüreğim yanar
dertlendiğinde
içim kanar içime
sevdalım
yıllardan sonra
yeni bir haber alır gibi
eskilerde kalan anılarda
yaşanmışlıklara dalar gibi
bilinç altına atıp da gülüşünü
gece rüyamda görür gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!