dünyanın en zarif yaratığına,
Nazım’ca
“korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
felek dediğin nedir ki
soyut mudur, somut mu
defolu mu,mükemmel mi
görsel mi, işitsel mi
gerçeğe gözlerini yummak mı
körü körüne bağlanmak mı
herkesin derdi farklı
kimi kan
kimi yan
kimi han, hamam
kimi iban
ün, san
az gittik, uz gittik
bu yolda
epey mesafe katettik
yolları mesken
acıyı dost
elem ve kederi
savunmasızlığımda yakaladın
felek
mundar ettin geleceği
üşüdüğümde
sıkıntılarla
örttün üstümü
biliyorum
yumuşak buldun yüzümü
ve sabrımı deniyorsun
oyun oynuyorsun
benimle felek
hesaba katmadığın
asla
güler yüzlülükle
şaklabanlığı karışmamalı
iyi niyetli
ve sempatik olmak farklı
işi sulandırmak ayrı
herkesin;
yaşadığı
hissettiği
dışarıya açılan penceresi
güneşi
ve tanrısı farklıdır
neler çektik
gıybetten,nefretten
garabetten
farklılığın zorluğunu
en iyi biliriz
herkesin duruşu
yorumlayışı
duygudurumu
bakışı farklı
ayni manzaraya
sevineni de olur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!